Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Miray Bingöl etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

BAĞLANMA-AŞKI BULMANIN VE KORUMANIN BİLİMSEL YOLLARI-EMİNE MİRAY BİNGÖL

  “Bağlanma-Aşkı Bulmanın ve Korumanın Bilimsel Yolları”  Sevgili Psithoth okuyucularım, bu yazımda Dr. Amir Levine ve Rachel Heller’ın 2010 yılında yazdığı “BAĞLANMA - Aşkı Bulmanın ve Korumanın Bilimsel Yolları” kitabından bahsedeceğim.   Bebek dünyaya gelmesiyle birlikte ona bakım veren kişiyle bağlanma şekli geliştirir. Bu bağlanma 3 şekilde olabilir: Güvenli, Kaygılı, Kaçıngan. Bağlanma kitabında bağlanma şekillerine göre ilişkileri incelemişlerdir. Amir Levine ve Rache Heller kendi bağlanma şeklinizi tanıyarak huzur ve güven dolu ilişkiler yaşayabileceğini söylüyorlar. Oluşturduğumuz bağlanma şekilleri ilişkilerde nasıl bir insan olduğumuzu belirliyor. İlişkide güvenli bağlanma stiline sahip olan kişiler bulundukları ilişkide rahat ve sevgi doludurlar. Kaygılı bağlanma stili olan kişiler sürekli ilişkilerine dair kaygıları vardır ve sürekli yakınlık beklerler. Kaçıngan bağlanma stiline sahip kişiler özgürlüklerinin kaybedilmesinden korkarlar ve ilişkiden kaçarl...

KÜÇÜK YAŞLARDA MADDE KULLANIMI- EMİNE MİRAY BİNGÖL

  KÜÇÜK YAŞLARDA MADDE KULLANIMI   Sevgili Psithoth okuyucularım, bu ayki temamız madde kullanım bozuklukları. Madde kullanımı her geçen yıl artarken kullanma yaşıda düşüyor. Yazımda madde kullanımının küçük yaşlara düşmesini ele alacağım.   Madde bağımlılığı, vücuda zarar verecek maddelerin alınması ve kullanılmadığı zaman yoksunluk belirtilerin ortaya çıkmasından dolayı her seferinde maddenin sıklığı ve dozunun artmasıdır. Madde kullanımı her ülkede her geçen gün artış gösteriyor. Avrupa Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi’nin (EMCDDA) 2019 yılında yayınladığı raporda madde kullanan insanların büyük çoğunluğu   15-34   yaş aralığında olduğunu söylemişlerdir ( Bulut, Yeşilkayalı 2020) . Türkiye’de yapılan bir araştırma sonucunda   ilk madde kullanma yaşı  13-14   yaşlara kadar inmiştir (Karcı, Gürbüz, Özdemir, Varmış, Tahiroğlu). Yapılan başka bir çalışmada sokakta yaşayan çocukların   %72’si   madde kullanıyorlar (Yıldı...

INVENTING ANNA-EMİNE MİRAY BİNGÖL

INVENTING ANNA   Sevgili Psithoth okuyucularım, bu ay film severler için harika bir sayı hazırladık. En dikkat çekici filmleri sizler için inceledik. Bu yılın en çok konuşulan, gerçek hikâyeden uyarlama olan “Inventing Anna” dizisine gelin daha detaylı bakalım. Yalnız uyarıyorum bu yazı fazlasıyla ipucu içerir.   Netflix’te yayınlanan 9 bölümlük mini dizi “Inventing Anna”, Jessica Pressler’in New York Magazinde yayınlanan “How Anna Delvey Tricked New York’s Party People” makalesinden esinlenilmiştir. Gerçek adı Anna Sorokin olan Rus asıllı Alman vatandaşı Anna’nın New York sosyetesini nasıl dolandırdığını anlatan dizide en çok merak edilen ne kadarı doğru olduğu. Her bölümün başında çıkan “Bu hikâye tamamen gerçektir. Gerçek olmayan kısımları hariç” cümlesiyle de dizideki olayların ne kadarı gerçek ne kadarı kurgu olduğu bir gizem olarak kalıyor. Shonda Rhimes’ın yaratıcılığını üstlendiği dizide Anna Delvey rolünü Julia Garner, gazeteci Vivian rolünü de Anna Chlumsky...

ÖZGÜL ÖĞRENME BOZUKLUĞU- EMİNE MİRAY BİNGÖL

  ÖZGÜL ÖĞRENME BOZUKLUĞU      Sevgili Psithoth okuyucularım, bu ay nörogelişimsel bozuklukları konu aldık. Ben de sizler için özgül öğrenme bozukluğu hakkında detaylı bilgiler vereceğim.      Özgül öğrenme bozukluğu (ÖÖB) DSM-5’e göre çocuğun yaşı ve zekâsıyla açıklanamayan kişinin bilgi almada yaşadığı problemdir. ÖÖB; dinleme, anlama, konuşma, akıl yürütme, okuma, yazma, matematik gibi alanlarda işlevselliği bozan ve çocuklukta görülen nörogelişimsel bozukluktur (Morrison, J. 2017). ÖÖB olan kişilerin kaygı ve duygudurum bozuklarının yanı sıra en çok DEHB tanısı da alırlar  (Altay, Görker, 2018) . Okumada bozulmaların olduğu özgül öğrenme bozukluğu yani  disleksi ,  kişinin okurken anlamada, hızda veya hecelemede yaşadığı zorluktur (Morrison, J. 2017). Matematikte zorlanmayla ilgili olan özgül öğrenme bozukluğu yani  diskalkuli ,  kişinin matematiksel işlemleri y...

KISA BİR ARA ŞİMDİ REKLAMLAR - EMİNE MİRAY BİNGÖL

  KISA BİR ARA ŞİMDİ REKLAMLAR      Sevgili Psithoth okuyucularım, 2021 yılının son sayısıyla karşınızdayız. Yeni yıla girmemize sayılı günler kala öncelikle 2022 yılının hepimiz için daha iyi bir yıl olmasını diliyorum. Sevdiklerimiz için yılbaşı hediyeleri, evlerimize yılbaşı süsleri bakmaya başladık. Sokaklar, mağazalar, evler yılbaşı süsleriyle doldu. Yeni yılın heyecanıyla yılbaşı alışverişlerimizi yaparken bu yazımda sizlere reklamların bizler üzerinde etkilerine değineceğim.      Reklamlar, markaların ürünlerini tanıtması ve ürünün satın alınmasını sağlamak için önemli bir araçtır. Rekabetin yoğun olduğu pazarda markalar farklarını müşterilerine anlatmak ve potansiyel müşteri oluşturmak için reklamları kullanırlar ( Summak, Arat, Öztürk) . Pazarlamacılar için müşterilerin reklamları nasıl algıladığı çok önemlidir. Müşterinin reklamı algılamasına göre satın alma tutumu değişecektir. Reklamda ürün ...

ALFRED ADLER- EMİNE MİRAY BİNGÖL

   ALFRED ADLER Sevgili Psithoth okuyucularım, psikoloji bilimine kuramlarıyla katkıda bulunmuş birçok insan olmuştur. Bizler bu ay bu kuramcıları sizlere daha yakından tanıtacağız. Bu yazımda sizlere Alfred Adler’i daha yakından tanıtacağım. Alfred Adler 7 Şubat 1870’te Viyana yakınlarındaki bir köyde doğdu. Adler, dört erkek ve iki kız kardeşe sahipti. Annesi ev hanımı babası ise tüccardı. Alfred Adler için çocukluk dönemi çok zor geçti. Abisinin aksine sürekli hastalıklarla uğraşıyordu. Abisinin sağlıklı ve ondan daha güçlü olması Adler’in abisiyle sürekli bir rekabet halinde olmasına sebep olmuştu. Yaşadığı hastalıklı dönemlerde annesinin ona olan yoğun ilgisi kardeşinin doğumuyla sona ermişti. Abisiyle yaşadığı rekabet ve kardeşinin doğumuyla ona olan ilginin azalması aşağılık duygularıyla baş etmek zorunda kalmasına sebep oldu. Kardeşleriyle yaşadığı bu duygular Adler’in aşağılık duyguları ve doğum sırasının karakter üzerindeki etkileri hakkında teorilerinin çıkış sebebi...

“MOTHER!” FİLM ANALİZİ- MİRAY BİNGÖL

  “MOTHER!” FİLM ANALİZİ Sevgili Psithoth okuyucularım, bu ay film severlerin çok seveceği bir sayı hazırladık. Sizlerle bol bol film konuşacağız. Ben de sizinle bu ay “Mother!” filmini konuşacağım. İzlemeyenler için bu yazıyı okuduktan sonra kesinlikle filmi izlemelerini tavsiye ederim. İzleyenlere ise farklı bir bakış açısı sunacağım.  Darren Aronofsky'nin yönetmenliğini ve senaristliğini yaptığı filmde başrolleri Jennifer Lawrence ve Javier Bardem paylaşıyor. Filmin konusu şehre uzak bir yerde sakin bir hayat süren bir çiftin beklenmedik gelen misafirlerle yaşadıklarını anlatıyor. Tüm film bir ev içinde geçiyor.  Filmde hiçbir karakterin ismi yoktur. Filmin bu kadar dikkat çekmesini sağlayan şey ise filmde simgelenen öğeler olmasıdır. Jennifer Lawrence’ın canlandırdığı karakter doğa anayı, filmdeki ev dünyayı, Javier Bardem’ın canlandırdığı karakter ise Tanrıyı simgeliyor. Film güneşin doğmasıyla yani evrenin yaratılmasıyla başlıyor. Eve gelen karı koca ...

ADLİ PSİKOLOJİ- EMİNE MİRAY BİNGÖL

  ADLİ PSİKOLOJİ Merhaba Psithoth okuyucularım, bu ayki yazılarımızda sizler için psikoloji alt alanlarını araştırdık. Psikoloji birçok alt alanı olan bir bilim dalıdır. Ancak bu alt alanlar çok iyi bilinmediği için psikoloji mezunları da sürekli aynı alanlarda kendilerine iş imkânları arıyorlar. Farklı alanları keşfederek kendinizi geliştirebileceğiniz alanları sizler için bu ay araştırdık. Ben de sizler için adli psikolojinin nedir, hangi alanlarda çalışır gibi sorularınızı yanıtlayacağım. Adli psikoloji, hukuk ve psikolojinin pratik ve teorik olarak kesişme noktasıdır. Adli psikoloji; hükümlü ya da tutukluların davranışlarını değerlendirmek, sanıkların soruşturma teknikleri, sanığın cezai ehliyetinin olup olmaması, adli ifadelerde bellek yanılsaması, mağdur çocuklarla adli amaçlı görüşmeler, mağdur yetişkinlerde psikolojik değerlendirme ve müdahale yöntemleri, suçlu çocukların yeniden toplum yaşamına uyumunun sağlanması, velayet değer...

ÇEKİNGEN KİŞİLİK BOZUKLUĞU- EMİNE MİRAY BİNGÖL

  ÇEKİNGEN KİŞİLİK BOZUKLUĞU Merhaba sevgili  Psithoth  okuyucuları, sizlerle bu ay kişilik bozuklukları temasıyla buluşuyoruz. Kişilik bozuklukları kişinin hayatının erken dönemlerinden beri başlar ve uzun süre devam eder. Kişilik bozukluklarında birçok özellik normal insanlarda da var olabilir ama buradaki en önemli ayırt edici nokta kişinin hayatında uzun süredir yoğun bir şekilde olması ve günlük yaşantısını ve ilişkilerini etkiliyor olmasıdır. Kişi birden fazla kişilik bozukluğu tanısı alabilir (Morrison, J. (2017). Her kişilik bozukluğunun belli ayırt edici özellikleri vardır. DSM-5 tarafından C kümesi kişilik bozukluğu olarak tanımlanan çekingen kişilik bozukluğu olan kişiler sosyal olarak çekingenlerdir, alay edilmekten rezil olmaktan korkarlar ve bu yüzden yeni ilişki kurmakta isteksizlerdir (Morrison, J. (2017). Kendilerini sürekli yetersiz hissederler. (Morrison, J. 2017). Başkalarının ne düşündüğünü çok önemsedikle...

KENDİMİZE DAİR: BİR YALNIZLIK MESELESİ-MİRAY BİNGÖL

  KENDİMİZE DAİR: BİR YALNIZLIK MESELESİ Merhaba sevgili Psithoth okuyucuları benim sizlerle buluştuğum ilk yazı. İlk yazımda sizlere kendimize dair temamızda yalnızlık meselesinden bahsedeceğim. Anların içinde hissettiğimiz, bulunduğumuz ortamlardan bizi soyutlayan yalnızlık hissinin sebeplerinden ve onunla nasıl baş edebileceğimize değineceğim.  Yalnızlık zaman zaman hissedilen, hissetmemek için kaçılan bir duygudur. Yalnız hissetmemek için kaç kere istemediğimiz ortamlarda bulunduk, kaç arkadaşlığımızı yalnız hissetmemek için devam ettirdik, kaç ilişkimizde yalnızlıktan korktuğumuz için ayrılmadık ya da kaç ilişkiye yalnız hissetmemek için başladık?     Örneğin, sinemaya giderken, kafede otururken, okulda bir ders alırken, alışverişe çıkarken hatta tuvalete giderken bile yanımızda birini istiyoruz. Eğlenceyi, mutluluğu paylaşırken yanımızda birini istiyoruz. Olumsuzlukta, kötü zamanlarımızda bile sadece o durumu kendimizin yaşamasını değil başkalarının da yaşaması...