Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Seda ULUDAĞ etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

PSİTHOTH 17. SAYISI "PSİKOONKOLOJİ" TEMASIYLA YAYINDA!- SEDA ULUDAĞ

PSİTHOTH 17. SAYISI "PSİKOONKOLOJİ" TEMASIYLA YAYINDA!- SEDA ULUDAĞ Adını bir mitoloji karakteri olan Thoth'tan alan Psithoth Sanal Dergimiz, 2019 Aralık sayısına "PSİKOONKOLOJİ" teması ile devam ediyor. Türkiye'nin çeşitli yerlerinde okuyan psikoloji öğrencilerinin birleşerek yazı hayatlarına katkı sağladıkları bu sanal platform, arka planda birçok emeği barındırıyor. Beklenen Aralık sayımızda sizlere, "PSİKOONKOLOJİ" temasıyla kanser hastalığında psikolojinin yerini anlatmak istedik. Tüm okurlarımıza PSİTHOTH'LU keyifli okumalar diliyorum. Kahvelerinizi yanınıza almayı unutmayın. -PÖMYAP Yazı İşleri Koordinatörü ve PSİTHOTH Editörü SEDA ULUDAĞ-

PSİTHOTH 16. SAYISI "TRAVMA" TEMASIYLA YAYINDA!- SEDA ULUDAĞ

PSİTHOTH 16. SAYISI "TRAVMA" TEMASIYLA YAYINDA! Adını bir mitoloji karakteri olan Thoth'tan alan Psithoth Sanal Dergimiz, 2019 Ekim sayısına "TRAVMA" teması ile devam ediyor. Türkiye'nin çeşitli yerlerinde okuyan psikoloji öğrencilerinin birleşerek yazı hayatlarına katkı sağladıkları bu sanal platform, arka planda birçok emeği barındırıyor. Beklenen Ekim sayımızda sizlere "TRAVMA" temasıyla farklı bir perspektif sunmak istedik. Tüm okurlarımıza PSİTHOTH'LU keyifli okumalar diliyorum. -PÖMYAP Yazı İşleri Koordinatörü ve PSİTHOTH Editörü SEDA ULUDAĞ-

TRAVMAYA DAİR BİR DERLEME- SEDA ULUDAĞ

TRAVMAYA DAİR BİR DERLEME "Travma" kavramı, bireyin yaralanmış zihnini tanımlamak için kullanılır. (Kokurcan A., Özsan H., 2012) Travma sonrası stres bozukluğu ise önceden deneyimlenen, bireyde beklenmedik bir etki bırakan ve bireyin baş edemeyeceği ölçüde yoğun strese neden olan bir psikopatolojidir. "Travmatik deneyimlerde, benlik; üstesinden gelemeyeceği uyaranlarla karşı karşıya kalmış olur." (Hacıoğlu M. ve ark., 2002) TSSB'nin DSM'de bahsedilen üç belirtisi şu şekilde verilmiştir: 1)Yeniden yaşantılama: Travma yaşantısından sonra yeniden travmayı yaşama durumu. 2)Küntleşme- Kaçınma: Duygusal tepkiyi belli edememe, gösterememe hali. 3)Aşırı Uyarılmışlık: Tepkisellik durumu. (APA 1994, alıntılayan; Hacıoğlu M., Aker T., Kutlar T., Yaman M., 2002 ) Travmatize olan birey, zihinsel kontrolünü sağlayamadığı için aşırı stres ve kaygı durumu yaşar. Travma sonrasında, travmatik durumu yeniden deneyimleme durumu ise TSSB'nin belirtilerindendir. ...

PSİTHOTH 15. SAYISI "CİNSİYET PSİKOLOJİSİ" TEMASIYLA YAYINDA!- SEDA ULUDAĞ

PSİTHOTH 15. SAYISI "CİNSİYET PSİKOLOJİSİ" TEMASIYLA YAYINDA! Adını bir mitoloji karakteri olan Thoth'tan alan Psithoth Sanal Dergimiz, 2019 Eylül sayısına "CİNSİYET PSİKOLOJİSİ" teması ile devam ediyor. Türkiye'nin çeşitli yerlerinde okuyan psikoloji öğrencilerinin birleşerek yazı hayatlarına katkı sağladıkları bu sanal platform, arka planda birçok emeği barındırıyor. Beklenen Eylül sayımız için kadın cinayetlerinin de sıkça gündeme geldiği bugünlerde cinsiyet eşitsizliğinin ve cinsiyete dair temel algıların psikoloji bilimiyle harmanlandığı bir tema ile karşınızdayız. Tüm okurlarımıza PSİTHOTH'LU keyifli okumalar diliyorum. -PÖMYAP Yazı İşleri Koordinatörü ve PSİTHOTH Editörü SEDA ULUDAĞ-

PSİTHOTH 14. SAYISI "MINDFULNESS" TEMASIYLA YAYINDA!- SEDA ULUDAĞ

PSİTHOTH 14. SAYISI "MINDFULNESS" TEMASIYLA YAYINDA!- SEDA ULUDAĞ Adını bir mitoloji karakteri olan Thoth'tan alan Psithoth Sanal Dergimiz, 2019 Ağustos sayısına "MINDFULNESS" teması ile devam ediyor. Türkiye'nin çeşitli yerlerinde okuyan psikoloji öğrencilerinin birleşerek yazı hayatlarına katkı sağladıkları bu sanal platform, arka planda birçok emeği barındırıyor. Beklenen Ağustos sayımız için yaz mevsiminin son demlerinde, tamamen arınmak isteyenlere özel "MINDFULNESS" temasıyla karşınızdayız. Yaz mevsiminin gelmesiyle beraber iç huzurumuzu bulduğumuz bugünlerde, hepinize PSİTHOTH'LU keyifli okumalar diliyorum. -PÖMYAP Yazı İşleri Koordinatörü ve PSİTHOTH Editörü SEDA ULUDAĞ-

PSİTHOTH 13. SAYISI "PSİKOLOJİ VE SANAT" TEMASIYLA YAYINDA!- SEDA ULUDAĞ

PSİTHOTH 13. SAYISI "PSİKOLOJİ VE SANAT" TEMASIYLA YAYINDA!- SEDA ULUDAĞ Adını bir mitoloji karakteri olan Thoth'tan alan Psithoth Sanal Dergimiz, 2019 Temmuz sayısına  "SANAT VE PSİKOLOJİ"teması ile devam ediyor. Türkiye'nin çeşitli yerlerinde okuyan psikoloji öğrencilerinin birleşerek yazı hayatlarına katkı sağladıkları bu sanal platform, arka planda birçok emeği barındırıyor. Beklenen Temmuz sayımız için "SANAT VE PSİKOLOJİ" temasıyla karşınızdayız. Yaz mevsiminin gelmesiyle beraber iç huzurumuzu bulduğumuz bugünlerde, hepinize PSİTHOTH'LU keyifli okumalar diliyorum. -PÖMYAP Yazı İşleri Koordinatörü ve PSİTHOTH Editörü SEDA ULUDAĞ-

PSİTHOTH 12. SAYISI "NÖROPSİKOLOJİ" TEMASIYLA YAYINDA!- SEDA ULUDAĞ

PSİTHOTH 12. SAYISI "NÖROPSİKOLOJİ" TEMASIYLA YAYINDA! Adını bir mitoloji karakteri olan Thoth'tan alan Psithoth Sanal Dergimiz, 2019 Haziran sayısına "NÖROPSİKOLOJİ" teması ile devam ediyor. Türkiye'nin çeşitli yerlerinde okuyan psikoloji öğrencilerinin birleşerek yazı hayatlarına katkı sağladıkları bu sanal platform, arka planda birçok emeği barındırıyor. Beklenen Haziran sayımız için "NÖROPSİKOLOJİ" temasıyla karşınızdayız. Yaz mevsiminin gelmesiyle beraber iç huzurumuzu bulduğumuz bugünlerde, hepinize PSİTHOTH'LU keyifli okumalar diliyorum. -PÖMYAP Yazı İşleri Koordinatörü ve PSİTHOTH Editörü SEDA ULUDAĞ-

NÖROTRANSMİTTERLER İLE PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN İLİŞKİSİNE YÖNELİK BİR GÖZDEN GEÇİRME- SEDA ULUDAĞ

NÖROTRANSMİTTERLER İLE PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN İLİŞKİSİNE YÖNELİK BİR GÖZDEN GEÇİRME Doğum sonrasında insan beyninde sinaptik bağlantılar olgunlaşmaya başlar ve sinir sistemindeki bilgi akışı, elektriksel yollarla meydana gelir. Bu elektriksel bilgi iletimini sağlayan kimyasal uyarıcılar, “nörotransmitterler”dir. “Nöronlar” sinir sisteminde bilgi alış-verişini sağlayan en önemli hücrelerdendir. Bu nöronlar arasında bulunan boşluklar “sinaps” olarak adlandırılır. Nöronlardan salgılanan kimyasal uyarıcılar ise “nörotransmitter” olarak adlandırılır. Nöroileticiler aracılığıyla nöronlar, sinaps boyunca ilerleyerek diğer sinir hücresine bilgi taşır. (Johnson, Kring, Davison, Neale, 2017) Sinapslar aracılığıyla işlev gören nörotransmitter salgıları; düşünce, duygu ve davranış mekanizmaları hakkında bizlere en iyi bilgiyi sunar ayrıca hislerin ve davranışların nasıl oluştuğu konusunda, aklımızda bulunan tüm soru işaretlerine bilimsel perspektiften ışık tutar. Reseptörler aşırı ...

PSİTHOTH 11. Sayısı "PSİKOTERAPİ TEKNİKLERİ" Temasıyla Yayında!- Seda ULUDAĞ

PSİTHOTH 11. SAYISI "PSİKOTERAPİ TEKNİKLERİ" TEMASIYLA YAYINDA!  Adını bir mitoloji karakteri olan Thoth'tan alan Psithoth Sanal Dergimiz, 2019 Nisan sayısına "Psikoterapi Teknikleri" teması ile devam ediyor. Türkiye'nin çeşitli yerlerinde okuyan psikoloji öğrencilerinin birleşerek yazı hayatlarına katkı sağladıkları bu sanal platform, arka planda birçok emeği barındırıyor. Beklenen Nisan ayı sayımız için "PSİKOTERAPİ TEKNİKLERİ" temasıyla karşınızdayız. Bahar'ın çiçeksi kokusunu içimize çektiğimiz bugünlerde, hepinize PSİTHOTH'LU ve keyifli okumalar diliyorum. Kahvelerinizi yanınıza almayı unutmayın. -PÖMYAP Yazı İşleri Koordinatörü ve PSİTHOTH Editörü SEDA ULUDAĞ-

EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ / KİTAP ÖNERİLERİ- SEDA ULUDAĞ

NİSAN AYI KİTAP ÖNERİLERİ  Baharın çiçeksi kokusunu içimize çektiğimiz bugünlerde, içinize sineceğini düşündüğüm ve Psikoloji alanına dair bilgilendirici olacak kitap önerilerimi kendi çektiğim fotoğraflarla birlikte sizlere sunmak istedim. Keyifli okumalar dilerim. 1) DUYGULAR SÖZLÜĞÜ- TİFFANY WATT SMİTH:  Kültürden kültüre değişen ve değişmeyen bazı duygular vardır. Bu duygulardan tam 154 tanesine dair tanım yapan ve "duygular" kavramına daha da yakınlaşmamızı sağlayan efsane bir kitap! 2) VÜCUDUNUZ HAYIR DİYORSA- GABOR MATE: Zihin ve bedenin bütünlüğünü size gerçek hayat öykülerini sunarak açıklayan ve sağlığınıza dair farkındalık sağlayan, herkesin okuması gerektiğini düşündüğüm bir kitap. 3) İLİŞKİ İÇİNDE 'BEN'- GÜLER OKMAN FİŞEK: Kültürde ve ailede "ben" olarak var olabilmeye, "benliğin" birçok yönüne teorilerle ışık tutan; kapsamlı, her kelimesi öğretici olan ve bilimsel nitelikle dolup taşan bir başyapıt. (Bu kitapla ilgi...

SÜRPRİZ! Prof. Dr. Güler Okman Fişek İle "İLİŞKİ İÇİNDE BEN" Adlı Röportajımızla Karşınızdayız! - Seda ULUDAĞ

PROF. DR. GÜLER OKMAN FİŞEK İLE “İLİŞKİ İÇİNDE BEN” Şubat ayında Prof. Dr. Güler Okman Fişek hocamızla “İLİŞKİ İÇİNDE BEN” adlı kitabı hakkında yaptığımız röportaj ile karşınızdayız! Güler Okman Fişek, doktorasını 1973 yılında University of Connecticut’ta tamamladı. 1977-2012 yılları arasında Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden Emeritus Profesör olarak ayrıldı. 1994 yılında Türkiye’nin ilk akademik psikolojik hizmet merkezi olan Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi’ni kurdu. 1- Bu kitabı yazma süreciniz nasıl gelişti? Eğer anlatmak isterseniz kitabın öyküsünü sizden dinlemek isteriz? - Emekli olana kadar emeğimi daha çok öğrenci yetiştirmeye vermiştim, yayın yapmak biraz ikinci planda kalmıştı. Emekli olunca biriken yazılarımı, konuşmalarımı derlemek istedim, ama yazmaya başlayınca biriken yazılardan fazlasını yazdığımı gördüm, o konuyu da koysam, bu konuya da baksam derken sonunda bu kitap ortaya çıktı. 2- Kitabınızda sık sık bahsettiğiniz, D...

PSİTHOTH 9. Sayısı "PSİKOLOJİ'NİN ALT DALLARI VE KARİYER" Temasıyla Yayında!- Seda ULUDAĞ

PSİTHOTH 9. Sayısı "PSİKOLOJİ'NİN ALT DALLARI VE KARİYER" Temasıyla Yayında! Adını bir mitoloji karakteri olan Thoth'tan alan Psithoth Sanal Dergimiz 2019 Ocak sayısına "Psikoloji'nin Dalları ve Kariyer" teması ile devam ediyor.  Türkiye'nin çeşitli  yerlerinde okuyan psikoloji öğrencilerinin birleşerek yazı hayatlarına katkı sağladıkları bu sanal platform, arka planda birçok emeği barındırıyor.  PSITHOTH Yazı Ekibi olarak Ocak ayında hem Psikoloji öğrencisi olan hem de Psikoloji'ye ilgisi olan tüm okurlarımızı bilgilendirmek için "Psikoloji'nin Dalları ve Kariyer" temasını seçtik.  Sömestr tatiline başladığımız bu dönemde kariyer alanları ile ilgili araştırma yapmak isteyen ve hangi alana yönelmek istediği konusunda bilgilenmek isteyen tüm okurlarımıza keyifli okumalar diliyorum. Kahvenizi yanınıza almayı unutmayın.  Hepinize keyifli okumalar... PSİTHOTH EDİTÖRÜ Seda ULUDAĞ

SAĞLIK PSİKOLOJİSİ- Seda ULUDAĞ

SAĞLIK PSİKOLOJİSİ “Sağlık; fiziksel, ruhsal, ve sosyal açıdan tam iyilik hali olarak tanımlanmaktadır.” (Alıntılayan: Periyodik Sağlık Muayenesinde Risk Değerlendirmesi, Dikici., Şahin., 2013. Aktaran: 1948, Dünya Sağlık Örgütü.) Sağlık, psikolojiden bağımsız olarak düşünülemeyen bir kavramdır. Ruhsal açıdan iyilik durumu, beraberinde fiziksel iyilik durumunu da getirir. Tıbbi sağlığın; psikoloji ile bir bütün olduğu düşünüldüğünde, sağlık ve ruh sağlığını bütün olarak bünyesinde barındıran bir alana ihtiyaç duyulmaktadır. Bu alanlardan birisi; “Sağlık Psikolojisi” alanıdır. Sağlık psikolojisi; sağlığın geliştirilmesi, sürdürülmesi, korunması, hastalıkların nedenlerinin araştırılması ve hastalık nüksünün önlenmesi gibi konulara odaklanan bir psikoloji dalıdır. Hastalığın, hücre düzeyinde meydana geliyor olmasını savunan “Biyomedikal Model”in yetersizliği ve davranışçı yaklaşımların tek başına eksik kalması gibi sorunlar, sağlık psikolojisi alanının gelişimine olanak sağlamıştır. Dah...

DUYGULAR ve DEPRESYON- Seda Uludağ

DUYGULAR VE DEPRESYON Psithoth’un yeni sayısında sizlerle yeniden buluşuyor olmanın benim için ne kadar değerli olduğunu sizlerle paylaşmazsam olmazdı. Umarım bu yazımda bir nebze olsun duygularınıza hitap ederek sizlere ruh sağlığıyla ilgili farkındalık kazandırabilirim. Duygular; insan beyninin karmaşık süreçleriyle beraber şekillenen, yaşanan olay ve durumlar sonucunda vücutta veya ruhta beliren hislerdir. Duygular; algılarımız, şemalarımız ve nihayetinde düşüncelerimize göre şekil alırlar. Bu süreçte bilişsel aktivite fazlasıyla aktivasyon gösterir. Duygularımız düşüncelerimizin, davranışlarımız ise her ikisinin yansımasıdır. Herhangi bir kaygı, üzüntü, korku veya kızgınlık gibi durumları yaşadığımız esnada zihnimiz olumsuz düşünceler üretmeye başlar. Örneğin; bir işi yapmak isteyip yapamadığınızda, beyniniz genelleme yaparak “zaten hiçbir işi yapamıyorum” düşüncesini üretirse olumsuz düşünce şemaları çoğalmaya ve sizi esir almaya başlar. Bu düşünceler ...

BİR BİLİM DALI OLARAK PSİKOLOJİ- Seda ULUDAĞ

BİR BİLİM DALI OLARAK PSİKOLOJİ Psikoloji; insan ve hayvanların zihinsel süreçlerini araştıran; duygu, düşünce ve davranış bütünlüğünün işleyişini inceleyen bir bilim dalıdır.  Psikolojinin tarihsel sürecini inceleyecek olursak, ilk olarak temellerinin Antik Yunan'da atılmış olduğunu görürüz. Antik Yunan'da yaşayan filozofların; insanlar hakkında sordukları ve sorguladıkları bilgiler, felsefenin getirdiği bir arayış iken, aslında psikoloji biliminin de başlangıcı olmuştur. Örneğin; Sokrates, bilginin doğuştan gelip gelmediğini sorgulamış ve nihayetinde doğuştan gelen bilgilerin olduğunu savunmuştur. Descartes, akıl yoluyla bilginin elde edilebileceğini ve zihnin doğuştan düşünce barındırdığını savunmuştur. Farabi, insan aklında sezgisel olan doğuştan bilginin varlığını kabul etmiştir. (Elbette, doğuştan bilginin olmadığını ve bilginin tecrübeyle elde edileceğini savunan filozoflar da bulunmaktadır: Örneğin ; John Locke) Felsefe tarihinin bu ünlü düşünürleri, insanla ve...

MUTLULUĞUN TABUSU- Seda ULUDAĞ

MUTLULUĞUN TABUSU Tabuların sadece negatif olması gerekmez. Ancak çoğu zaman insan negatif tabular yaratır. Ve inşa ettiği her tabu, insanı eninde sonunda yıkıma sürükleyebilir. Şöyle ki; günümüzde sosyal medyanın da büyük katkısıyla mutlu insan hayatları, herkesin hayalindeki hayatı yaşayan insanları görüyoruz. Kapitalist sistemin coştuğu bir zamandan geçmekteyiz. İnsanlığın en büyük tabusu ise "daima mutlu olma arzusunun" tabusudur. Sanıyoruz ki daha çok para kazanınca, güçlü olunca, fazla eşyaya sahip olunca, mükemmel vücutlara sahip olunca çok mutlu olacağız. Acı olanı ise neden zengin olmak istediğimizi ve neden en iyi olmak istediğimizi tam olarak bilemeyiz. Bunun nedeni diğer insanlara benzemek ve onlar gibi olunca mutlu hissetmek olmamalıdır. Mutluluğu başkalarına başladığımızda kendimizi yeniden ötelemiş oluruz ve asla kendi hislerimizi yaşatamayız. Her şeyi mutlu olmak icin yapıyoruz ve ne yazık ki her yaptığımız şeyin sonucunda mutluluk beklentisine giriyoruz. ...

Davranış Değişiklikleri ve Psikolojik Terapiler- Seda ULUDAĞ

Davranış Değişiklikleri ve Psikolojik Terapiler Günümüzde  birçok psikolojik terapi yöntemi duygu, düşünce  ve davranış  sistemindeki uyumsuz etkileşimi  düzenleyerek  ruhsal sistemimizi aşamalı  şekilde  iyileştirmeyi amaçlar.  Bilişsel terapiler daha çok  düşünceyi baz alırken,  davranışçı terapiler davranışları baz alır.  Bu iki yaklaşımı birleştiren  bilişsel davranışçı terapi yöntemi  (BDT) ise düşünce  mekanizmalarını  değiştirerek  davranışı  değiştirmeyi  hedefler. Ortaya çıkan herhangi bir ruhsal problemin kaynağı,  yaşantı sonucu ve bazen de genetik yatkınlık etkisiyle düşünce  mekanizmalarında  bozulmuş algıların  oluşmasıdır.  Hatta EMDR (göz hareketleriyle duyarsızlaştırma ve yeniden işleme) yöntemi de yaşantıların işlenmeden, düşünce yapısında kalmış olmasının  probleme yol açtığını savunur ve bu işlenmemiş anıları doğru biçimde  işleyerek k...

PSİKOMİTOLOJİ- Seda ULUDAĞ

PSİKOMİTOLOJİ Görsel: Gilles-Lambert Godecharle'ın Syrinx'in Peşindeki Pan" adlı eseri, (1804) Mitoloji, insanın bilinçdışını bilinç düzeyinde yansıtan bir boyuttur. Zaman içinde insanlar birbirleriyle   kendi yaşadıklarını ve hislerini resmederek, belli sesler çıkararak en son aşamada kelimeler yaratıp konuşarak   iletişim sağlamışlardır.   Bu durum zihinsel aktivitenin artmasıyla daha farklı alanlara kadar ilerlemiş ve insanlar artık kendi hislerini başka varlıklara atfederek yeni hayali semboller yaratmışlardır.   Daha sonra   kendi ruhsal bilinmezliklerini mitolojik karakterlere atfetmişlerdir. Biz insanlar, kendimize benzeyen tanrı ve tanrıçalar yaratarak, inanabileceğimiz ve niyetlerimizi adayabileceğimiz karakterleri kendi ellerimizle yarattık, aslında bu karakterlerin bizi yansıttığının belki de farkında değildik. Zihni ve bedeni bir bütün halde yaşayan canlılar olarak, en ufak davranışımızın bile düşüncelerimizle ilgili bir kanıt sunabileceğ...

"GEÇMİŞTEN BUGÜNE"- Seda ULUDAĞ

GEÇMİŞTEN BUGÜNE Bir toplumun her anlamda gelişebilmesi ve sağlıklı bireyler barındırabilmesi için gereken en önemli faktör ”sağlıklı algıya” sahip bireyler yetiştirmektir. Öncelikle toplumun en küçük parçası olan kişilerin, hem kendilerine hem de diğer kişilere karşı farkındalık kazanmaları gerekir. Fakat bu farkındalık meselesı ”farklılık” meselesine dönüşmemelidir. İnsanlar birbirlerinden elbette farklıdırlar ancak bu farklılıklar birbirlerinden güçsüz, niteliksiz veya aşağılık oldukları anlamına gelmez. Günümüzde de dile getirilen kadın-erkek eşitliği talebi, aslında evrimsel sürecin getirdiği ve kapitalist sistemin abartmasıyla yaygınlaşan algıdan ötürü doğan bir taleptir. Bu talebin amacı toplum tarafından tam olarak anlaşılamamıştır. Kadın-erkek eşitsizliğine karşı beklenilen şey, kadınların erkeklerden daha üstün olması gerektiği talebi değildir. Aksine; kadın ve erkeklerin eşit kabul edilmesi gerektiğiyle ilgili bir taleptir. Bunu talep ediyor olmak ve bu hakkı istiyor...