Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Yağmur Nilay Cömertpay etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

ONİOMANİA - YAĞMUR NİLAY CÖMERTPAY

ONİOMANİA Son zamanlarda indirimler ile ilgili reklamlardaki artışlar dikkatimi çekmeye başladı. Satın almanın bizi mutlu edeceğini söyleyen acele etmemiz gerektiğini ve almazsak çok şey kaybedeceğimizi hissettiren reklamlarla çevrili etrafımız. Şahane Cuma, Efsane Günler, Özel Fırsatlar, Flaş İndirimler, Yıl Sonu İndirimleri … Elbette bu yeni bir pazarlama stratejisi değil fakat sokakta yürüyüş yaparken, müzik dinlerken, sosyal medyada gezinirken, televizyon seyrederken hemen hemen her yerde aynı reklamları görmeye başlıyoruz ve istemsiz bir şekilde bir şeyler almaya başlıyoruz. Belki ihtiyacımız olarak, belki bir gün ihtiyacımız olacağını düşünerek, belki de ihtiyaç fazlası…  Alışveriş bağımlılığı (onyomani), ilk olarak yaklaşık bir asır önce Alman psikiyatrist Emil Kraepelin tarafından tanımlanmıştır. Alışveriş bağımlılığı bir diğer deyişle "oniomania" Yunancada "satılık" anlamına gelen ‘onios’ ve "delilik" anlamına gelen ‘mania’dan gelmektedir.    Onyo...

DÜNYAYI DAHA MUTLU BİR YER HALİNE GETİRMEK İÇİN ÇABALAYAN ADAM: MARTİN SELİGMAN

  Dünyayı daha mutlu bir yer haline getirmek için çabalayan adam: Martin Seligman Karamsarların belirleyici özelliği, kötü olayların uzun süreceğine, yaptıkları her şeyi baltalayacağına ve kendi hataları olduğuna inanma eğiliminde olmalarıdır. Bu dünyanın aynı sert darbeleriyle karşı karşıya kalan iyimserler, talihsizliği tam tersi şekilde düşünürler. Yenilginin sadece geçici bir gerileme veya meydan okuma olduğuna, sebeplerinin sadece bu durumla sınırlı olduğuna inanma eğilimindeler.” Martin Seligman, Öğrenilmiş İyimserlik, 1991. Bu söz, 20. yüzyılın en seçkin psikologları arasında seçilmiş, pozitif psikolojinin babası, motivasyonel konuşmacı ve “öğrenilmiş çaresizlik” teorisinin öncüsü olan Martin Seligman tarafından yaşamı boyunca yürütülen araştırma ve çalışmalarının püf noktasıdır. Hayatını dünya çapında iyi oluş halini arttırmaya ve “Hayatı yaşamaya değer kılan nedir?”, “İyi bir hayat yaşamak ne demektir?”, “Nasıl daha dayanıklı hale gelebiliriz?” sorularını cevaplamaya adamı...

KLİNİK PSİKOLOJİ- YAĞMUR NİLAY CÖMERTPAY

  KLİNİK PSİKOLOJİ Psikolojinin en popüler alt alanlarından biri olan klinik psikolojiyi anlatacağım bu yazımda sizlere. Psikoloji denince koltuğa uzanmış bir kişi ve onu dinleyen psikolog imgesi canlanır hemen hemen herkesin aklında. İşte bu imgeleme ruhsal, davranışsal ve duygusal hastalıkların tanı ve tedavisi ile ilgilenen klinik psikolojidir. Dört yıllık psikoloji lisans eğitimini tamamlayan kişiler psikolog unvanını elde eder. Eğitimine devam ederek klinik psikoloji alanında uzmanlaşan kişilere ise klinik psikolog denir. Dolayısıyla özel bir uzmanlaşma alanı olarak klinik psikoloji, temel bilim psikolojinin bilgi ve becerilerinin işlevsel olmayan, duygusal ve insanlar arası ilişkilerde sorunlar yaratan düşünce, duygu ve davranış bozukluklarını inceler, değerlendirir, bilgi üretir ve üretilen bu bilgileri kişinin sorunların çözümlenmesine, verimliliğinin ve esnekliğinin artmasına yönelik çalışmalar sürdürür. Dolayısıyla klinik psikoloji; No...

BORDERLİNE(SINIRDA) KİŞİLİK BOZUKLUĞU-YAĞMUR NİLAY CÖMERTPAY

  BORDERLİNE(SINIRDA) KİŞİLİK BOZUKLUĞU Amerikan Psikiyatri Birliği ([APA],2013) tanımlamasında; “Borderline kişilik bozukluğu, genç erişkinlik döneminde başlayan ve değişik koşullar altında ortaya çıkan, kişilerarası ilişkilerde, benlik algısında ve duygulanımda tutarsızlık ve belirgin dürtüselliğin olduğu sürekli bir örüntü olarak” tanımlanmaktadır. Borderline kişilik bozukluğu (BKB) tanısı, DSM -5 tanı kriterleri kitabına göre belirti kümelerinden beş tanesi ve daha fazlası olması durumunda konulur. Bu kriterler (APA, 2013): Kimlik karmaşası Gözünde aşırı büyütme ve yerin dibine sokma uçları arasında giden, tutarsız ve gergin kişiler arası ilişkiler     3. Kendine kötülüğü dokunacak en az iki dürtüsellik (para harcama, cinsellik, madde kötüye kullanımı, güvensiz araç kullanma vb.) Terk edilmekten kaçınmak için çılgınca çaba gösterme Uygunsuz yoğun öfke, öfke denetiminde güçlük Duygulanımda tutarsızlık Süreğen b...

GEÇMİŞ VE GELECEK İLE OLAN İLİŞKİMİZ-YAĞMUR NİLAY CÖMERTPAY

  GEÇMİŞ VE GELECEK İLE OLAN İLİŞKİMİZ “Bir yıl içinde hiçbir şeyin yapılamayacağı yalnızca iki gün vardır. Bunlardan birine ‘Dün’ ve diğerine ise ‘Yarın’ denir. Bu yüzden ‘Bugün’  sevmek, inanmak, yapmak ve özellikle de yaşamak için doğru gündür.” –  Dalai Lama  XIV Günün yaklaşık olarak yarısında yaptığımız şeyden başka bir şey düşündüğümüzü biliyor muydunuz? Muhtemelen geçmişte olmuş, gelecekte olabilecek veya hiç olmayacak olayları düşünüyoruz. Bunun sonucunda bir yere sıkışmış veya takılı kalmış gibi hissedebiliyoruz. Bu his geçmişimizi yeniden yaşadığımız veya geleceğimizle ilgili olası senaryoları kafamızda planladığımız; geçmiş ve gelecek arasında kalmış olduğumuz histir ve bizi anı farkında olarak yaşamaktan alıkoyar. Başka bir deyişle, geçmişte, gelecekte sıkışıp kalmak ya da ikisi arasında zıplamak, şimdiki gerçekliğin gerçek deneyimini kaçırmamız anlamına gelmektedir. Geleceği planlamak veya geçmiş olayları hatırlamak doğaldır ve yardımcı olabilir. B...