Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Didem AKKAYA etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

YAŞAMAK İSTİYORUM!- DİDEM AKKAYA

YAŞAMAK İSTİYORUM! Dünyaya geldiğimizde insan olarak hayatta kalmak için yapmamız gerekenler beslenmek, korunmak, barınmak ve daha sonrasında neslimizin devamını sağlamak için üremektir. Bu koşulları sağladığımızda fiziksel olarak iyi bir hayat yaşayabiliriz. Fiziksel iyiliğin yanında ruhsal iyilik hali de çok önemlidir. Günümüz toplumlarında bu ruhsal iyilik halini yakalamak birazcık zor olabilir. Yoğunluğun içinde insanın kendinin farkına varması, keşfetmesi ertelenebilir. İnsanın kendine bakmaya vakti yoktur; işe gitmek, derslerini yetiştirmek, ihtiyaçları almak, çocuklara bakmak derken insan kendisini ihmal edebiliyor ya da farkına varmak istemiyor olabilir mi? Belki temelde korkuyoruzdur kendimiz olmaktan. Sonuçta bir ailede ve toplumda belirli kurallar, tiplemeler içinde nasıl kabul edileceksek o şekilde yetiştirilmişiz zaten. Şimdi kendimiz olup dışlanalım mı? Kim uğraşacak bunlarla, değil mi? Hâlbuki kendimizden uzak yaşadığımız zamanlarda ne kadar yaşamış oluyoruz? ...

İNSANIN SANATI- DİDEM AKKAYA

İnsanın Sanatı  İnsanlar olarak var olduğumuzdan beri kendimizi anlatmaya ve çevreyi anlamaya çalışmışız. Buna örnek olarak taş devrinde yaşayan insanların mağara duvarlarına çizdiği resimleri düşünebiliriz. Daha sonrasında yazının ve dilin icadı ile birlikte iletişimde çok farklı bir yere gelmişiz. Peki biz insanlara kendimizi anlatmak için konuşmak yetti mi? Tabi ki hayır. Duygularımızı ifade etmek için sanat yapmaya başlamışız. Hislerimizi notalara, tuvale, kağıda ve şiire dökmüşüz. Sanırım sanat bizi hem günlük yaşantımızın monotonluğundan kurtararak özgürleştirmiş hem de hayata bir anlam katmamızı kolaylaştırmıştır. Ortaya çıkan eser sanatçının ruh halini de yansıtır. Aynı zamanda arınma, boşalma anlamına gelen katarsise de neden olabilir. Bu sebeple sanat yapmak sanatçı için sağaltıcı bir etki de gösterir. Sanatçının içinde bastırdığı negatif duygu, düşünce ve yaşantısının katartik etki ile dışavurumunu gerçekleştirir. Mesela suskun deniz, huzursuz güneş ya da ağlayan d...

DUYGUSAL ZEKA- DİDEM AKKAYA

                                                DUYGUSAL ZEKA      Duygusal zeka kavramı ortaya çıkmadan önce zekamız sadece IQ dan ibaret zannediliyordu. Başarının yalnızca IQ denilen çabuk öğrenme, çabuk kavrama ve unutmama gibi bir zeka ile elde edilebileceği düşünülüyordu. Duyguların insanlar üzerindeki etkisi dikkate alınmıyordu. Halbuki duygular fiziksel varlığı olmayan belirsiz şeyler değildir, vücudumuzdaki salgı bezlerinin ürünü olan hormonlar gibi duygu, düşünce ve davranışlarımız da beynimizin bir ürünüdür. Duygusal zeka ile ilgili yapılan araştırmalar, bu görüşlerin doğru olmadığını kanıtlamıştır. ‘’Howard Gardner, zeka kavramının tanımını yeterli bulmadığını savunarak zeka üzerindeki tabuları yıkmıştır. Bey...