Ana içeriğe atla

Kayıtlar

PSİTHOTH 20. SAYISINDA "BAĞIMLILIK" TEMASIYLA KARŞINIZDA!- BETÜL BEYZA GÜLTEKİN

PSİTHOTH 20. SAYISINDA "BAĞIMLILIK" TEMASIYLA KARŞINIZDA!



Adını bir mitoloji karakteri olan Thoth'tan alan Psithoth Sanal Dergimiz, 2020 Mart sayısına "BAĞIMLILIK" teması ile devam ediyor.

Herkese PSİTHOTH'LU keyifli okumalar! 
BETÜL BEYZA GÜLTEKİN








En son yayınlar

NEDİR Kİ BU BAĞIMLILIK?- SEMA GÜRBÜZ

NEDİR Kİ BU BAĞIMLILIK?



Bağımlılık, bir nesneye, kişiye ya da bir varlığa duyulan önlenemez istek; veya bir başka iradenin tahakkümü altına girme durumu olarak tanımlanır1. Günümüzde çoğu insan bağımlılık konusunda eskiye nazaran daha bilinçli konumdadır. Bağımlılıkları konusunda farkındadırlar ne yazık ki bu bağımlılığın bir sağlık sorunu olduğunu, tedavi edilmesi gerektiğine karşı bir kayıtsızlık içindedir.

Bağımlılığı başlatan ve sürdüren nedenlere baktığımızda aile ortamı, akran zorbalığı, merak, ergenlik gibi etkenleri sıralayabiliriz. Bir kereden bir şey olmaz düşüncesiyle çoğu genç , korkunç bataklara sürüklenebiliyor. Kişilerin psikolojik yapıları da bağımlılık geliştirmesine neden olabiliyordur. Örneğin travma sonrası stres bozukluğuna sahip bireylerin bu durumla baş edebilmek için madde kullanımına başvuruyor olması. Sosyal ortamları; bireyin sosyal ortamdaki rolü, saygınlığı, aile içinde şiddet ve çatışma kişilerin bağımlı olma yolunda ilerlemelerine yol açar.

Bağımlılık kavra…

BAĞIMLILIK BİR HASTALIK MIDIR?- GÜLSÜM SERRA AYDIN

Bağımlılık bir hastalık mıdır?



Kime bağımlı deriz? Alışkanlığının dışında bağımlı olan kişi hasta mıdır?

Bağımlılığın psikofarmakolojisine bakacak olursak; gelişimi psikiyatrinin diğer alanlarına göre daha yavaş bir şekilde seyir göstermektedir. “Bağımlılık, gelişiminde genetik, psikososyal ve çevresel faktörlerin rol oynadığı birincil, kronik nörobiyolojik bir hastalıktır.” (Uğurlu T., Balcı C., Şengül C., 2012).

Bağımlılık, bir maddeye karşı gelişen müsamaha/tolerans sonucu keyif vermesi adına miktarının gittikçe artarak alınmasıyla, alan kişinin bazı sorunlarla karşılaşmasına sebep olmasına rağmen maddeyi kötü kullanımı sonucu vazgeçememesi ve bıraktığında da yoksunluk belirtilerinin görülmesi, madde olmadığı anda da bazı sorunlara sebep olması sonucu görülen tablonun ortaya çıkmasıdır.

Alınan maddenin keyif veren pekiştirici özelliği bulunmaktadır. Beynimizi, keyif verici madde uyarır ve sonucunda eğer ki kötüye kullanırsak bağımlı bir duruma gelmemize sebebiyet vermektedir. Maa…

ALIŞVERİŞ BAĞIMLILIĞI- NASİRA CANSEV BUKHARİ

ALIŞVERİŞ BAĞIMLILIĞI 



Alışveriş bağımlılığı hakkında aslında toplumumuzdan çok komik hikayeler çıkabilir. Ancak altında bağımlılığı olan kişi için pek de komik olmayan duygular yatıyor. Yetersizlik, onaylanma ihtiyacı ve ya heyecan hissetme duyguları alışveriş anında beyindeki haz mekanizmasıyla ilişkilendiriliyor ve profesyonellerce bu davranış tıpkı kumar, yeme, seks ve tütün bağımlılığı dürtüleri gibi. Giderek artan borçlar, taksitlendirilen faturalar, kredi kartlarının varlığı sebebiyle ekonomik durum da gözetmiyor. Bu yüzden tedavisi esnasında kredi kartını o kişiden uzak tutmak ve bu davranışı yerine daha yararlı bir davranış koymak öneriliyor. (örn. Başkalarına yardım etmek, yemek pişirip dağıtmak)

Bağımlılık, kişinin kendini kontrolü ve çocukluğu üzerinden ayrılabilir. Kişilik ya da yetiştirilme esnasında kontrol mekanizması düşük olan bir birey yetişkinliğinde daha fazla bağımlılığa meyilli oluyor. Ve ya çocuklukta anneyle güvenli bir ilişki kuramayan çocuk bireyselleşme dön…

ROMANTİK İLİŞKİLERDE BAĞIMLILIK- MERVE CEREN ŞAFAK

ROMANTİK İLİŞKİLERDE BAĞIMLILIK




Bağımlılık, kısaca kişinin bağımlı olduğu duruma ya da maddeye karşı yoksunluğu halinde psikolojik veya fiziksel reaksiyon göstermesi durumudur. Kişiler bu durumu kontrol altına almak istese bile, düşüncelerine ve davranışlarına engel olamaz ve kendilerini sürekli çatışma halinde bulurlar. Bağımlılık bireylerin yaşam döngülerinde çeşitli zorluklara sebep olmaktadır. Bağımlılığın birçok çeşidi bulunur; bunlardan bir de ilişki bağımlılığıdır. Duygusal bir bağımlılığa dayanan ilişki bağımlılığı ebeveyn-çocuk, arkadaşlık ilişkilerinde görüldüğü gibi romantik ilişkilerde de sıkça karşılaşılan bir bağımlılık türüdür. Bu ilişki türünde bireyler bağlılık ile bağımlılığı karıştırmakta ve mükemmel eş olma isteğindedirler. Bu durum ilişkinin sağlıksız bir yöne gitmesine neden olmaktadır. Sağlıklı ilişkilerde ortak alanlar ve farklı düşünceler vardır. Kişilerin düşünceleri, inanç ve davranışları farklı olabilir. Ancak bu birlikteliği bozmaz daha çok güçlenmesini s…

SİGARA BAĞIMLILIĞI- MUHAMMED ALİ GOZEL

SİGARA BAĞIMLILIĞI




Dünya genelinde ve ülkemizde başta sigara olmak üzere tütün ürünlerinin kullanılması ciddi hastalıklara ve ölümlere yol açmaktadır. Tütün kullanımının yol açtığı hastalıklar nedeni ile her altı saniyede bir insan ölmektedir. Bu sebeplere dayanarak, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tütün kullanımını en yaygın halk sağlığı sorunlarından biri olarak tanımlamaktadır. Tüm dünyada 15 yaş üstü nüfusun yaklaşık %45„inin, ülkemizde ise %43„nün sigara kullanıyor olması, sorunun özellikle gençlik çağında başlayan ve ileri yaşlarda da önemini sürdüren bir sorun olduğunu göstermektedir. Özellikle gençlerde tütün ürünleri kullanımı açısından riskli grupların tespit edilmesi ve tedavi stratejilerinin belirlenmesinde bunların göz önünde bulundurulması, sigara bağımlılığı ile mücadelede erken müdahale etmek için önem kazanmaktadır (1).

Sigara Kullanımı ve Ruh Sağlığı
Psikiyatri hastalarında sigara kullanımı ve madde bağımlılığının genel nüfusa göre daha çok görüldüğü bilinmektedir. Sigara ku…

PSİTHOTH 19. SAYISINDA "BESLENME VE YEME BOZUKLUKLARI" TEMASIYLA KARŞINIZDA!- BETÜL BEYZA GÜLTEKİN

PSİTHOTH 19. SAYISINDA "BESLENME VE YEME BOZUKLUKLARI" TEMASIYLA KARŞINIZDA!- BETÜL BEYZA GÜLTEKİN





Adını bir mitoloji karakteri olan Thoth'tan alan Psithoth Sanal Dergimiz, 2020 Şubat sayısına "BESLENME VE YEME BOZUKLUKLARI" teması ile devam ediyor.


"Beslenme ve Yeme Bozuklukları" Temasının Yazı Başlıkları:



Herkese PSİTHOTH'LU keyifli okumalar! 

-PÖMYAP Yazı İşleri Koordinatörü ve PSİTHOTH Editörü Betül Beyza GÜLTEKİN




BESLENME VE YEME BOZUKLUĞU-Muhammed Ali GÖZEL

BESLENME VE YEME BOZUKLUĞU Yeme bozuklukları, bireyin kilosunu azaltmak ve/veya düşük vücut kilosunu idame ettirmek için normal olmayan beslenme düşüncelerine ve alışkanlıklarına sahip olmasıyla karakterize klinik durumdur. (Köksal, 2016) Beslenme bozuklukları yetersiz ve/veya orantısız karbonhidrat, protein, yağ alımına yol açmakla beraber vücutta yetersiz vitamin, mineral ve eser element alımına da yol açmaktadır. Beslenme bozukluğunun ilerleyen dönemlerinde ise ciddi depresyon, epilepsi, saç dökülmesi, kas kaybı, kemik kaybı, diş çürükleri, büyüme ve gelişme geriliği, anemi gibi daha ciddi hastalıklara yol açabilmektedir (Miller ve Golden, 2010).
Tarih boyunca insanlar beslenme ve beslenmenin insan sağlığı üzerindeki etkilerini araştırmışlardır. Kişinin ve toplumun beslenme durumunun değerlendirilmesi, değişik yaşlara ilişkin besin gereksinimlerinin saptanması, fizyolojik ve psikolojik özelliklere göre beslenmenin planlanması, besinlerin hazırlanmasının standartlara uygun biçimde …

TIKANIRCASINA YEME BOZUKLUĞU-Gülsüm Serra AYDIN

TIKANIRCASINA YEME BOZUKLUĞUYemeksiz yaşam mümkün mü?



Bu soruya cevabınız ne olabilir? Çoğu kişinin vereceği cevap “elbette hayır.” olacaktır. Çünkü yemek yeme davranışı, yaşamımız için hayatta kalmamız adına gerçekleştirilmesi gereken ve en önemli temel ihtiyaçlarımızı oluşturan homeostatik mekanizma içerisindedir. Aldığımız besinler; vücudumuzun gelişmesini, dengede kalmasını ve vücudumuzun kendini yenileyebilmesi için oldukça gereklilik arz eder. Dışarıdan karşılamış olduğumuz su, protein, mineraller ise vücut fonksiyonlarının, besin aldığımızdaki etkilerinin (fizyolojik, psikolojik, çevreye göre değişen etkiler) düzeni için hayati önem taşımaktadır.

İnsanlıkta, bebeklik döneminden çocukluk/okul çağına kadar gelişim gösteren beslenme davranışı temel ihtiyaçlar, anne-babanın bakım vermedeki tutumları, ödül sistemi, çocuklukta ki duygusal ve emosyonel kapasite, bulunulan çevre ve sosyal kültürel değerler, vb. bulunulan birçok değişkenlerin etkileşimiyle gelişmeye devam etmektedir.…

BULİMİYA NERVOZA-Sema GÜRBÜZ

BULİMİYA NERVOZA


Yaratılan güzellik algıları çağdan çağa değişmiştir. Kimi zaman dolgun vücutlar moda olmuş kimi zaman ince beller. Toplumdaki bireyler bu kuralları benimsemiş ve kendi güzelliklerini bu ölçütlere uyup uymamalarıyla değerlendirmişlerdir. Fiziksel çekicilik ve mükemmelliğe fazla değerin yüklendiği çağımızda, kadınlar, sadece beden ölçüleri ve görünümleriyle var olma çabasının bedelini hastalıkla ödeyebiliyorlar. (Yücel, 2009 ) Bu hastalıklardan biri de bulimiya nervoza.

Bulimiya "bous (öküz)" ve "limos (açlık)" sözcüklerinden köken almaktadır. "öküz kadar aç olmak" veya ‘bir öküzü yiyecek kadar aç olmak’ anlamlarını içerir. Bulimik davranışlardan, Roma İmparatorluğu döneminde de söz edilir. Refah içinde yaşayan dönemin zenginlerinin, kontrolsüzce, tıkınma şeklinde yedikleri ve haz yaşantısını devam ettirebilmek için, kusup yemeye devam ettikleri bilinmektedir. Hatta, kusmaların gerçekleştiği özelleşmiş yerler (vomitoriumlar) bulunmaktadır.…

GECE YEMEK YEMEK-Elif Nur GÜRCAN

GECE YEMEK YEMEK



Yemek yemek, çoğumuza göre bir ihtiyaçtan çok daha fazlası; yemek ile kurduğumuz duygusal bağlar bizi daha çok yemeye itebiliyor. Genel anlayış olan günde üç öğün yemek yemek ise bazılarına göre fazla veya daha az gelebiliyor. Peki ya gecenin bir ortasında uyanıp yemek yediğimizde ne oluyor? Bu bir hastalık işareti olabilir mi? Yapılan araştırmalar göre, gece yeme sendromu sabahları anoreksi, akşam hiperfaji ve uykudan uyanma sonrası nocturnal (gece gündüz) yemek yemenin, insomniaya eşlik ettiği bir yeme bozukluğudur. (Orhan ve Tuncel, 2009, s.132) Tüm bu kavramları biraz daha netleştirecek olunursa, sabah kahvaltısının yapılmaması ya da sadece bir içecekle geçiştirilmesi, alınan kalorilerin en az ¼’ün akşam yemeğinden sonra alınması veya uykusuzluk gözlemlenmesi olarak açabilir. Aynı zamanda, uykudayken uyanıp yemek yeme isteği ve kalkıp yemek yemek bu kriterlerden bir tanesidir. Kriterlere daha detaylı ve geniş çaplı bakılması adına Allison ve arkadaşlarının (2010)…

SUÇLU YALNIZCA DİYET DEĞİL-Özden Nur KARPINAR

SUÇLU YALNIZCA DİYET DEĞİL


Günümüzde artık sağlıklı bir görünüm, sağlıklı bir beden elde etmek çok önemli bir hal aldı. İnsanlar artık beden kitle indekslerinden yediklerinin kalorilerine kadar bu yolda birçok bilgiye sahip oldular. Bu durumda bir sorun görmek elbette imkansızdır. Fakat kilo ile ilgili olan yeme davranışı, bir sorun veya bir olgu zihnin süzgecinden geçmeden oluşmuş diyemeyiz. Açıklamak gerekir ise kısaca beslenme durumumuz psikoloji ile bağlantılıdır. Hatta öyle ki bireyin psikolojisi beslenme alışkanlığını ve yediklerini doğrudan etkileyebilmektedir. Oldukça sansasyonel bir bakış açısı sunuyor olabilir bu durum. Ama araştırmalar göstermektedir ki yemek yeme davranışı bir ödül mekanizması ve rahatlama aracı olarak kullanılabilir.(Nural,2018) Aynı mekanizmanın bizler madde kullanım bozukluklarında da işlediğini biliyoruz. Madde kullanmak o an için rahatlık verir fakat istek ve yoksunluk hali de artarak devam etmektedir. Maddeyi kötüye kullanımda bilinçlendiriyorsak ye…