Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Sema Gündoğdu etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

BELLEĞİN KARMAŞIK YAPISINA DAİR BAZI PSİKOLOJİK FENOMENLER - SEMA GÜNDOĞDU

BELLEĞİN KARMAŞIK YAPISINA DAİR BAZI PSİKOLOJİK FENOMENLER ,           Bu yazıda belleğin çalışma prensipleri üzerine yapılan araştırmalar sonucunda ortaya çıkan bazı psikolojik fenomenler incelenecektir. Zeigarnik Etkisi           İlk olarak 1927 yılında Rus psikolog Bluma Zeigarnik tarafından ortaya koyulan fenomene göre, kişilerin kesintiye uğrayan veya yarım kalan görevleri tamamlanmışlara kıyasla daha fazla hatırlama eğiliminde oldukları gözlenmiştir. Zeigarnik yaptığı deneyde katılımcılara bir dizi görev vererek bazılarını tamamlamadan kesmiş ve deneyin sonunda, katılımcıların tamamlanmamış görevleri daha net hatırladıkları bulunmuştur (Baumeister ve Bushman, 2016). Zeigarnik etkisi olarak adlandırılan bu fenomen, bellek ve motivasyon arasındaki ilişkiye dair önemli ipuçları sunmaktadır. Bu etkiye göre, yarım kalan işlerin detayları bellek yüzeyinde daha çok yer kaplayarak bilişsel yükü artırdığından insanlarda bu işl...

SAVAŞ VE BARIŞ: MADALYONUN İKİ YÜZÜ VE EVRİMSEL TEMELLERİ - SEMA GÜNDOĞDU

  SAVAŞ VE BARIŞ: MADALYONUN İKİ YÜZÜ VE EVRİMSEL TEMELLERİ Savaş; genellikle kayıplar, travmalar ve maddi hasarlar gibi kaçınılmaz sonuçları bulunan çok boyutlu, yıkıcı bir süreçtir. Tarih boyunca, uluslararası çatışmalar ve iç savaşlar, insanlık için büyük felaketlere neden olmuş ve ne yazık ki olmaya da devam etmektedir. İnsan hakları ihlalleri, göç dalgaları, kültürel-çevresel tahribat ve ekonomik çöküntü gibi boyutlar, savaşın uzun yıllar hissedilen gölgelerinden sadece birkaçıdır.  Savaşlar, bireysel anlamda çocuk ve yetişkinler üzerinde çeşitli ağır psikolojik hasarlara neden olmaktadır. Savaşların neden olduğu bu yıkımların önüne geçilmesi, ancak barışçıl stratejiler ve barışçıl çözümler üretmekle mümkün olacaktır. Barış ise, affetme, iş birliği, saygı gösterme, huzur, özgürlük, sevgi ve iyilik hâli gibi kavramlarla bezenmiş bir olgudur yani yalnızca şiddetin yokluğu şeklinde tanımlamak eksik bir çıkarım olacaktır. Barış hâli, insanların farklılıklarını birleş...

NARKOLEPSİYE GENEL BAKIŞ: TANIMI, İÇERİĞİ VE TEDAVİ YÖNTEMLERİ - SEMA GÜNDOĞDU

      NARKOLEPSİYE GENEL BAKIŞ: TANIMI, İÇERİĞİ ve TEDAVİ YÖNTEMLERİ      Narkolepsi; seyrek görülen, tanısında güçlükler bulunan ve katapleksi ile, katapleksi olmayan ve herhangi bir tıbbi duruma bağlı olarak ortaya çıkan olmak üzere üç tipi bulunan bir uyku bozukluğudur. Bozukluğun yaygın dört belirtisi gündüz karşı konulamaz şekilde aşırı uyuma, katapleksi (düşmeye neden olan ani kas güçsüzlüğü), uykuya geçiş anında görülen hipnogojik halüsinasyonlar ve uyku felcidir.      Tanı sırasında anamnez alındıktan sonra beyin-omurilik sıvısındaki hipokretin sıvısı ölçülür ve uykunun değerlendirilmesi adına polisomnografi denilen laboratuvar testleri yapılır. Polisomnografi, beyin aktivitesi ölçümü için EEG; kas hareketleri ölçümü için EMG ve solunum sensörleri gibi cihazların senkronize biçimde kullanımını içerir. Bu yöntem, genellikle gündüz uykululuğunu değerlendirmek adına yapılan çoklu uyku latans testi (MSLT) denilen bir yöntem ile b...

DAVRANIŞSAL SİNİRBİLİMİN SON YILLARINA RÖPORTAJLI BİR BAKIŞ - SEMA GÜNDOĞDU

  DAVRANIŞSAL SİNİRBİLİM ALANININ SON YILLARINA BİR BAKIŞ   Merhaba Sevgili PsiThoth okuyucuları! Bu sayının teması doğrultusunda 2022 yılında psikoloji ve sinirbilim başlığına değinmem gerekiyordu ancak her ikisi de oldukça geniş alanlar olduğundan ve son birkaç yılın gelişmelerini göz ardı ederek spesifik biçimde yalnızca 2022'deki bulgulardan bahsetmek hem yorucu hem de askıda kalıcı bir durum olacağından genel anlamda son dönemin bazı gelişmelerinden bahsettiğim bir yazı hazırlama kararı aldım. Bu doğrultuda önce Rutgers Üniversitesinde Moleküler ve Davranışsal Sinirbilim alanında doktora yapmakta olan Beyza Güven'e ulaştım. Beyza ile yaptığımız görüşmenin çıktılarına geçmeden önce bu alanın spesifik göründüğü hâlde özünde nasıl bir okyanus olduğunu anlatmak istiyorum. Davranışsal sinirbilim veya biyopsikoloji kısaca psikopatolojilerin, bilişsel süreçlerin, öğrenmenin, üremenin, iletişimin ve daha nice davranışın oluşmasında rol oynayan nöronal mekanizmaları ve b...

HER BİRİMİZ BİRER BÜYÜCÜ MÜYÜZ? YEŞİM TÜRKÖZ:BÜYÜ DÜKKANI KİTAP İNCELEMESİ- Sema Gündoğdu

  HER BİRİMİZ BİRER BÜYÜCÜ MÜYÜZ? YEŞİM TÜRKÖZ:BÜYÜ DÜKKANI KİTAP İNCELEMESİ Kendimi bildim bileli bir şeyler yazıyorum ve bir kısmını da paylaşıyorum fakat şu ana kadar hiç kitap incelemesi yazmamıştım. Bu ayki temamız kitap incelemesi dendiğinde biraz endişelendim bu yüzden. Çünkü her kitabın ayrı bir izi kalır bende ve bunları doğrudan aktarmak konusunda hep tereddüt etmişimdir.  Artık bu zinciri kırmak zamanıdır diyerek bir şeyler çiziktireceğim şimdi! Bu ayki temamız doğrultusunda sizlere bahsetmek istediğim kitap klinik psikolog ve psikodramatist Yeşim Türköz tarafından yazılmış ve Epsilon yayınevinden çıkmış olan "Büyü Dükkanı" Kitabın adında büyü geçtiğine bakmayın zira büyü deyince çoğumuzun aklına somut bir şeylerin yoktan var edilmesi veya da değiştirilmesi geliyor olsa da bu kitaptaki büyü sözcüğü fantastik anlamından çok soyut anlamda kişinin bir şeylerin farkına varmasını sağlamak amacıyla Hanna Weiner tarafından geliştirilmiş bir psikodrama tekniği olan magic b...

BİLİŞSEL OLARAK UYARIRKEN FİZYOLOJİK OLARAK KETLEYEN BAZI MADDELER: UYARICILAR- Sema Gündoğdu

  BİLİŞSEL OLARAK UYARIRKEN FİZYOLOJİK OLARAK KETLEYEN BAZI MADDELER: Uyarıcılar   Uyarıcılar, günlük aktiviteler başta olmak üzere tüm aktivitelerden alınan keyfi artırdığından ve kişiye yüksek enerji ile verimlilik sağladığından insanlık tarihi boyunca kullanılagelmiş bağımlılık yapıcı maddelerdir.  Kısa süreli başlıca etkileri arasında uyanıklık seviyesinin artması, yemek yeme ihtiyacının ketlenmesi, yüksek düzeyde coşkunluk ve hissedilen yaşam doyumu ile keyif bulunmakla birlikte az miktarda kullanımda bile bağımlılığa yol açarak yoksunluk belirtilerinin görülmesine sebep olması nedeniyle oldukça tehlikelidir. Çünkü bu tarz maddeler her ne kadar mucizevi etkiler vaat ediyor olsa da kontrollü kullanımı mümkün olmadığından uzun vaadede oldukça yıkıcı etkiler göstermektedir. Uyarıcı maddelerin en bilinenleri arasında kafein, kokain, amfetaminler, ekstasin ve esrar bulunmaktadır.   Kafein günlük hayatta çokça tüketilmekte olan ve diğerlerine görece zararları açı...