Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ayşe EMDİRME etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Tercih BEN'im - Ayşe EMDİRME

                                                           Tercih BEN'im Bu satırları kaleme almadan önce aklımdan binlerce düşünce geçti. Öncelikle kendi tercih dönemimde yaşadığım sıkıntıları düşündüm. Fakat şu an bu yazıyı yazabilmem için yeni tercih yapacak olanların psikolojisini bilmemin daha önemli olacağına karar vererek mezun olduğum lisenin yollarına düştüm.  Resim: Ayşe Emdirme Mezun olduğum lisenin kapısından içeri girdiğimde ise gördüğüm manzara beni şok etti. Rehberlik servisinin önünde bir yığın insan sıra bekliyordu. Bu sırada tercih yapacak öğrenciler, onların aileleri, arkadaşları, kuzenleri vs. bir yığın kişi yer alıyordu. Ve her birinin suratında donuk bir ifade vardı. Ben ise doğ...

ZİHNİMİZE TAKILAN MEGAFON- Ayşe EMDİRME

ZİHNİMİZE TAKILAN MEGAFON Çocukluğuma dönüp baktığımda bende en çok iz bırakan şeyin “kimin tarafından” koyulduğunu bilmediğim kurallar hatta yasaklar olduğunu fark ediyorum. Şimdi ise çocukluğuma iz bırakan bu şeyin ruhani, kültürel, toplumsal inançlardan doğan tabular olduğunu biliyorum. Tabular hepimizin bildiği gibi genel olarak kültürden kültüre farklılık gösteren yasaklar ve yaptırımlardan oluşmakta. Bu yasaklar ve yaptırımlar birçok insanın kendi benlikleriyle konuşmalarına engel olmaktadır. İşin aslı bu yazıyı neden yazdığıma gelecek olursak; okuduğum bir makalede rastladığım bir bulgu beni bu konu üzerine düşünmeye itti. Ve düşüncelerimi sizinle de paylaşmak istedim. Makalede “ bir toplum ne kadar az gelişmişse ve ne kadar çok itaate önem veriyorsa” o kadar çok tabusunun olduğu belirtilmişti. Bu bulgu üzerine gelişmemiş bir toplumun özelliklerini düşünmeye başladım. Gelişmemiş bir toplumda insanların fikirlerine değer verilmiyordu. İnsanlar kendi istek ve arzularınd...

ZİHNİMİZİN DERİNLİKLERİNDE YER ALAN ÇARK - Ayşe EMDİRME

ZİHNİMİZİN DERİNLİKLERİNDE YER ALAN ÇARK   Telif; Ayşe Emdirme İnsanlar sürekli olarak kendilerine benlik icat etme peşindedir. OSHO, ‘’ Sır’’ adlı kitabında ‘’ icat edilen benlik asla gerçek benlik olamaz. İcat edilenin bir gün gerçeğe dönüşme olasılığı hiç yoktur. Gerçek benliğin icat edilmesi değil keşfedilmesi gerekir.’’ der. Fakat biz insanlar toplumun görüşlerine göre, ailemizin istekleri doğrultusunda vb. dış etmenlerin etkisiyle kendi benliğimizden tamamen bağımsız olarak davranış değişikliğine uğrar ve yeni benlikler icat ederiz. Oysa asıl olması gereken Osho’nun da dediği gibi dış etmenlerin etkisiyle bir benlik icat etmektense kendi benliğimizi keşfe çıkmaktır.  Kendi benliğimiz, zihnimizin derinliklerinde yatan asıl özümüzdür. Keşfin bir gün gerçekleşeceği yer işte o özdür. İnsan özünü bulabilmek için zihninin derinliklerine inip toplumun etkisiyle değişime uğramamış kısma ulaşması gerekir. İnsan zihninin derinlikleri benim gözümde bir çarka benzer. ...

"CİNSİYETSİZ DÜNYA" - Ayşe EMDİRME

CİNSİYETSİZ DÜNYA   Şimdi sizinle bir hayal kuralım, toplumsal cinsiyetçiliğin olmadığı cinsiyetsiz bir dünya hayali… Düşünsenize bir erkek çocuğuna Barbie bebeğin alındığını ya da yeni doğan bir kız çocuğunun “aslanım benim” diye sevildiğini… Kadınların da erkeklerle aynı maaşı alabildiğini ve eşit şartlarda çalışabildiğini… Cinsiyet farklılıklarının yerini “insanın kendine kattığı farklılıkların” aldığı bir toplumun varlığını düşünün.    Erkeklerin bulaşık yıkayıp sofra kurduğu, kızların bozulan eşyaları tamir ettiği ve her ikisinin de hiç kimse tarafından hor görülmediği bir dünya da yaşasaydık neler değişirdi? Belki de böyle bir dünya da yaşasaydık bir iş başvurusu değerlendirilirken cinsiyete dikkat edilmez, her iki cinsiyet içinde eşit imkanlar göz önünde bulundurulurdu. Fakat ne yazık ki cinsiyetçi yaklaşımların, ataerkil kalıpların kök saldığı bir dünya da yaşıyoruz. Gözden kaçırılan bir diğer nokta ise toplumsal cinsiyetin biyolojik olmadı...