Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Konuk Yazar etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

BAĞLILIK VE BAĞIMLILIK- Sevilay TEKBAŞ (Konuk Yazar)

BAĞLILIK VE BAĞIMLILIK Toplumsal yapı içerisinde yer alan insanın fizyolojik, psikolojik ve sosyal anlamda birçok ihtiyacı mevcuttur. Maslow ihtiyaçlar hiyerarşisinde bireyin temel fizyolojik ihtiyaçlarının belirle bir seviyede doyuma ulaşmasının ardından sosyal ve psikolojik ihtiyaçların devreye gireceğini söylemektedir. Yani açlık, susuzluk, uyku gibi ihtiyaçlarını belirli oranda karşılayan insan ihtiyaçlar hiyerarşisinde yer alan bir sonraki basamaklardaki sevgi, güven, ait olma ihtiyaçlarına yönelecektir. İnsan diğer insanlarla sürekli bir ilişki ve iletişim halindedir. Kurulan ilişkilerin biçimi ve amacı değişmektedir. Bu ilişkilerin içerisinde yer alan romantik ilişkiler, ergenlik döneminde bireyin cinsel kimlik anlamında kendisini aramasıyla başlayıp, yaşam sonuna kadar devam etmektedir. Romantik ilişkiler içerisinde birçok parametreyi barındırmaktadır. Güven, bağlılık, saygı, karşılıklı anlayış gibi. Bu parametreler içerisinde yer alan bağlılık bireyin sevgi nesnesi...

MASKELER- Elifnur YEŞİLTAŞ (Konuk Yazar)

           MASKELER Düşünceler aurasında göz kırparcasına beliren iç kendiliğimiz hayatın silüetine oturmuş vaziyette takınması gereken rolleri birer birer oynuyor. Her bir nefes alışımız, her bir göz kırpışımız bedeldir dünyadaki varlığımıza. Çapımız az ya da fazla, neyi düşünüyorsak ona dönüşümümüzü sergiliyoruz. Sahip olduğumuz rezonans ile çevremizdeki kişileri birer mıknatıs gibi çekiyor ya da itiyoruz.  Yelkovan akrebi kovalarken değişen hayatın içerisinde iç kendiliğinden uzaklaşarak ayak uydurmaya yeltenen kişiler kendilerince marjinal olarak adlandırdığı birçok şeyi hayatta takınmış olduğu birtakım maskeleri sergilerken o kişinin suratında ciddi bir sırıtış, zorlanım ve de popülervari olmaya dönüşen sakil kişiliğinin zavallılığına uğrayışını seyrediyoruz.  Düşünen beyinler ile dile dökülen sözler ve duyguların dışavurumuyla etrafımızdaki kişileri oluşturuyor ve de sahip olduğumuz çevreye dönüşüy...

DUYGU, KOŞ! YETİLERİM KAYBOLDU - Barış ESER

DUYGU, KOŞ! YETİLERİM KAYBOLDU Beğenmediğimiz, hoşlanmadığımız; kimi zaman eleştirip yerden yere vurduğumuz şeyler hakkında neden olumsuz yargılar üretiriz? Bunun kaynağı olarak genellikle ve ısrarla dünya görüşlerimizin farklılığını öne süreriz. ‘’Farklı dünyaların insanlarıyız’’ algısıyla ilişkilerimizde yaralar açarken, kimi zaman da önyargılarımıza sarılıp ‘’ben bununla anlaşamam, yaşamlarımız farklı’’ mottosuyla duvar çekebiliriz. Karşımızdaki insana hissettiğimiz duyguyu da bu sebeplere yorarak çoğu zaman işin içinden sıyrılıp günlük yaşamımıza devam ederiz. Peki, insanlara karşı hissettiğimiz duygular, eksikliğini hissettiğimiz fiziksel ve ruhsal özelliklerimizden etkilenmez mi?  Özelliklerimizi bilincimiz dahiline almak için kendimizle barışmanın yetersiz kaldığını; kendimizle barıştıktan sonra ona uyum sağlamanın da barışmak kadar kilit bir nokta olduğunu vurgulamalıyız. Uyum bizi bize, daha sonra da insanlara alıştırır. Barışmanın ve uyumun birlikte...

BENİN HİKAYESİ- Ahmet Deniz DÜNDAR

BENİN HİKAYESİ Aslında bütün her şey maceramızı görmekten geçiyor. Mücadelemizi, duygularımızı şekillendiren bir maceradan bahsediyorum.  Başlamadan önce söylemek istiyorum: Bu macera kendisini görmeyi ister hakikati ister.  Görmekten bahsettim.  En zor olan şey aslında fakat zor olanı görebilmek, gerçeği fark edip üstüne gitmek. İşte bu en zor olan şey çünkü gerçekler zayıf insanların kamçısıdır.  Gerçekleri görebilmek cesaret ister peki onlarla yüzleşebilmek?  İşte bunun için de yürek ister. Yüreğinizi hissetmelisiniz ona güvenmelisiniz. Doğru yolda ilerlemek ancak aklın rehberliğinde, duygularınızın adımlarıyla gerçekleşir.  Kendinize ve hislerinize güvenmelisiniz. Neden mi?  Tehlikeli bir devirde yaşıyoruz. Önümüz yıldızlardan yoksun, kömürden bulutlarla kaplı.  Şafağa ulaşmamız gerekiyor. Böylesine zor bir şeyi yapmak içinse bir olmamız gerekiyor. Bir fener sadece bulutun bir parçasını dağıtırken fener...

HEY! GERÇEK YAŞAMIN LİNKİNİ ATAR MISIN? - Mazlum ŞEKER & Zeynep DENGEŞİK (Konuk Yazar Köşesi)

HEY! GERÇEK YAŞAMIN LİNKİNİ ATAR MISIN? Sosyal medyanın kalabalıklar içinde yalnızlaştırdığı insanlardan mısınız? Veyahut sosyal medyanın mutlu görünen mutsuzlarından mı? Her duygusunu, neşesini üzüntüsünü sosyal medya aracılığıyla paylaşanlardan mı? En son ne zaman birilerine ciddi anlamda “sana ihtiyacım var” dediniz? En son ne zaman sevdiklerinizin gülüşündeki detayları incelediniz fotoğraflarındaki detayları incelemek yerine ? Ya da arkadaşınız , eşiniz veya dostunuzla beraberken kaç saat aralıksız sohbet edebildiniz? Veyahut dakika, saniye?  Yaş alıyoruz gün geçtikçe, dünya dönüyor, insanlar doğuyor ve insanlar ölüyor. Rutin sistemde öyle monotonlaşıyoruz ki nefes almanın adı yaşamak oluyor. Bir an durup düşününce anlıyor insan yaşam aslında ‘an’ dır ve biz aslında en güzel anlarımızı ‘like’ delisi olma yolunda harcayan bir bedenden öteye geçemiyoruz. Önce anlamayı unuttuk, anlayışı, saygıyı, sevgiyi ve en kötüsü de biz aslında yaşamayı unuttuk saatlerimiz...

KOMPULSİF TABULAR- SEVİLAY TEKBAŞ

              KOMPULSİF TABULAR "Bir Maori şefi, hiçbir zaman ateşi nefesiyle canlandırmaya kalkışmaz; çünkü kutsal soluğu gücünü ateşe geçirecek, oradan ateşin üstündeki kaba, kabın içinde pişen yemeğe, bu yemekten yiyen kişiye geçecek ve böylece şefin kutsal ve tehlikeli soluğu ile canlanan ateşin ısıttığı kapta pişen yemekten yiyen kişi ölecektir" Impossibility Of Communication "Hasta, kocasının satın alıp getirdiği şeyin evden uzaklaştırılmasını istemektedir , aksi halde evde oturmasının çekilmez hale geleceğini söylemektedir." Sosyal bir varlık olan insan çevre ile sürekli etkileşim halindedir. Bu etkileşim davranışların ortaya çıkmasında rol oynamaktadır. Toplu halde yaşayan insanlar arasında davranışların şekillenmesinde, uyum ve düzenin sağlanmasında kurallara ihtiyaç duyulmuştur. Bu kurallar çoğunlukla gelenek, kültür, din ve ahlaktan beslenmiştir. Dış güçler tarafından belirlenen kurallar yasaklarla güçlendirilmiştir. Ancak bazı y...