Ana içeriğe atla

PSİTHOTH'UN HİKAYESİ



Psikoloji Öğrencileri Meslek Yasası Platformu (PÖMYAP) Yazı Ekibi olarak çalışmalara başlamadan önce dergimizin adına uzlaşmamız ‘PSİTHOTH’ yönünde oldu. Bu yazıda genel hatlarıyla dergimizin adının hikayesi üzerinde duracağım.
Thoth: Antik Mısır Mitolojisi’nde yazının, bilgeliğin ve aklın tanrısı. Temsili; İbiş kuşu başıyla, elinde bir kalem ve her şeyi kaydettiği parşömenleri ile resmedilir. Thoth’un Sümer dilindeki adı olan “Ningişzidda” Ağacın Efendisi - Yaşamın Eseri anlamına gelmektedir. Hem Sümer hem de Mısır uygarlıklarında  bilimlerin koruyucusu olarak kabul edilir.
Hermopolis civarında yaşadığı düşünülen Thoth, aynı zamanda Mısır’ın en bilindik ve en saygın tanrılarından da birisiydi. Bazı mitlerde kendi kendini yarattığı (doğurduğu) söylenirken bazılarında ise Ra’nın yumurtasından doğduğuna inanılır. (Geraldine Pinch, 2002: 209)
Ayrıca Thoth, güzel bir babun ya da İbiş Kuşu (veya İbiş başlı adam) olarak da geçer. İbiş Kuşu Eski Mısır’da kutsal bir kuştu ve bilgelikle ilişkilendirilirdi. (Bkz:Ancient Egypt Encyclopedia, Name&Origin of Thoth) Ra’nın, Thoth’un babun formunu geceleri parlasın, İbiş Kuşu formunu da yeryüzü ve cennet arasında bir elçi görevi görsün diye yarattığı da söylenir.
Aynı zamanda ilahi bir hekim olan Thoth, Horus’un yaralı gözünü (Ay) iyileştirmek için  güçlerini kullandı. Zamanla Thoth, Ay ile de ilişkilendirildi. (Horus’un sağ ve sol gözleri sırasıyla Güneş ve Ay’ı temsil ediyordu.) Bunun yanı sıra  modern takvimin yaratıcısı olduğuna inanılan Thoth, efsanelere göre Ay ile beş günlük bir pazarlığa girmişti. Pazarlığı kazanan Thoth sayesinde takvime beş gün daha eklendi. Bundan önce, takvim yalnızca 360 gün sürerdi. Tüm bunlardan sonra Ay Tanrısı olarak da anılmaya başlandı.
Ülkesinde doğa ile ilgili kuralları düzenledi ve halka hitap eden ilahiler besteledi. Ve bu, onun Müzik Tanrısı olarak anılmasını da sağladı.
Son derece ikna edici yeteneğe sahip olan Thoth,  Ra’nın danışmanı olarak her şeyi kaydeder ve aktarırdı. Tanrıların danışmanı olarak ikna edici yeteneğinin yanı sıra geçmişe ve geleceğe dair tüm kayıtlar Kütüphane  Tanrısı Seshat’la beraber bilgisi dahilindeydi.
Thoth’tan bahsederken değinilmesi gereken en önemli noktalardan birisi ise onun bilime olan ilgisi ve katkılarıdır. İnsanlığa medeniyet getirenlerin Osiris ve İsis olduğuna inanılsa da, medeniyetin aktarıcılığını üstlenen hiyeroglif yazısının keşfi Thoth’a aittir. Bilimin ve bilgeliğin de (astronomi, matematik, tıp vd. pozitif bilimlerle sanat, tarih yazıcılığı vd.) öncüsüdür.
Rakamları ve alfabenin harflerini, okuma sanatını, yazmayı ve tüm bu dallarda hitabeti geliştirdi. Beşeri ya da kutsal her alandan her türlü yazıların, bildirilerin yazarlığını ve denetimini üstlendi. (Sir Ernest Alfred Wallis Budge, 1969: 414)
Ek olarak; Sümerler gibi Yunanlar da genel olarak Thoth’un bilgeliğini kendi tanrılarından Hermes’e benzetirken onu, astronomi, sayılar bilimi, geometri, matematik, tıp, botanik ile teolojik işleyişin ve yerleşik hükümet sisteminin kurucu olarak tanımlarlar. Buradan da anlamaktayız ki Thoth sadece Antik Mısır’da değil, sınırlarının ötesinde hakimiyet alanına sahip bir bilim elçisiydi aslında.
Antik Mısır’da bütün yazıların onun onayından geçmesi ve yazdığı kitaplar (bkz: The Book of Thoth  vd.) onu bize çekici kılan diğer özelliklerindendir.
PÖMYAP olarak, mesleğimize ve bilim camiasına faydalı işler bırakmak isterken dergimize ilk adımımızı attığımız bu yazıda, etkileyici kimliğiyle yukarıda tanıttığımız ‘Bilim ve Yazı Tanrısı: THOTH’ ile  ‘günümüzde bilinen biyolojik ve psikolojik mekanizmalarla açıklanamayan, kural dışı bilgi ve/veya enerji transferi süreçleri’ (Atkinson& Hilgard, 2016: 224)  olarak tanımlanan PSİ’ olgusunun uyumunu bir araya getirerek adımızı duyuruyoruz. Bu noktada artık bizler bilimin  yeni elçileriyiz.
İnanıyorum ki, birlikte başardığımız işlere bir yenisini eklediğimiz bu dergi, psikoloji bilimindeki güncel gelişmelerden psikolojide alan sorunlarına ve oradan da tabii ki meslek yasamızın eksikliğine kadar açılan yelpazesiyle psikoloji camiasına yolu düşen herkese yararlı ve ufuk açıcı olacaktır.
Tüm ekip arkadaşlarıma, PÖMYAP ailesine, dergi yazarlarımıza ve okurlarımıza yeni süreçte başarılar dilerim. İyi okumalar!

TEŞEKKÜRLER
                            Umut Doğan Bilici

KAYNAKLAR VE İLERİ OKUMA İÇİN:
BUDGE, Ernest Alfred Wallis (1969: 414 ) The Gods of the Egyptians: Or, Studies in Egyptian Mythology, 1. Cilt
PINCH, Geraldine, (2002: 209)  Handbook of Egyptian Mythology
MARK, Joshua,  Ancient Egypt Encyclopedia, (2016) Name&Origin of Thoth ( https://www.ancient.eu/Thoth/ )


Yorumlar

POPÜLER YAZILAR

NÖROPSİKOLOJİ- Zeynep Şevval BÜYÜKİZGİ

NÖROPSİKOLOJİ Nöropsikoloji Nedir? Psikoloji bilimi, birçok alt dalı olan çok yönlü bir bilim dalıdır. Psikologlar “Örgütsel Psikoloji’den Sosyal Psikoloji’ye”, kendi ilgi ve uzmanlıklarına göre çeşitli alanlarda çalışma imkanına sahiptirler. Nöropsikoloji de bu alanlardan biridir ve alanın diğer alt dallarına göre daha interdisipliner bir yaklaşımla çalışmayı gerektirir. Genel bir tanım olarak nöropsikoloji, beynin yapı ve fonksiyonlarının belirli psikolojik olaylarla olan ilişkisini anlamayı hedefleyen bir psikoloji dalıdır ve psikiyatri, sinirbilim, nöroloji gibi bilim dallarıyla disiplinler arası bir çalışma sergilemektedir. Nöropsikologlar insan zihnini anlamaya çalışırken biyolojik verilerden faydalanırlar. Bunu yaparken sıkça hormonal verilerin ölçümlerinden ve beyin görüntülemelerinden destek alırlar. Beyin faaliyetlerini ölçen ve bu alanda karşımıza en çok çıkan cihazlar “EEG (Elektroensefalografi)” ve “fMRI (fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme)”dır. EEG; be

YOU DİZİSİ PSİKOLOJİK ANALİZİ- MERVE CEREN ŞAFAK

YOU DİZİSİ PSİKOLOJİK ANALİZİ   Duygularımız nelere yol açar? Nasıl sonuçlar doğurur? Duygularımız, bedenimizi ve davranışlarımızı yönlendirebilir. Bazı bireyler duygularını ifade etmeyi yanlış bulur ya da çekinir. Oysa ki o duyguları benimsemeli, kabul etmeliyiz çünkü o duygular bizi biz yapanlardır. Onları hiçe saydıkça bedenimizde olan yerlerini hissetmedikçe daha büyük sorunlar yaşayabiliriz.  Peki bunların YOU dizisiyle ne alakası var? Dünya bu kadar zorlu bir yıldan geçerken bir çoğumuz evlerde yeni diziler izlemeye başladık bu dizilerden bir tanesi de YOU. Dizi birçok insanı etkisi altına aldı ve konusu ile oldukça dikkat çekti. You dizisinin ana karakteri olan Joe Glodberg saplantılı, takipçi bir kişiliği canlandırmakta ve sevdikleri için tüm değer ve yargıları ortadan kaldıran, ilişki dinamiklerini sarsan bir karakterdir. Dizinin bir diğer ana karakteri olan Beck ise yazar olmak isteyen ancak önünde birçok engel bulunan bir kadındır. Jou Glodberg, Beck ile tanıştıktan sonra on

NÖROPSİKOLOJİDE ÇALIŞMA ALANLARI VE STAJ İMKANLARI- FATMA NUR ERGÜN

  NÖROPSİKOLOJİDE ÇALIŞMA ALANLARI VE STAJ İMKANLARI Merhaba sevgili okurlarımız. Uzuun bir aradan sonra tekrar sizlerle buluşmak beni çok heyecanlandırdı. İnşallah sizler de aynı heyecanla yazılarımızı okur ve beğenirsiniz. Gelelim bu sayımızın konusuna gerçi başlıktan anlamışsınızdır ama ben yine de söyleyeyim. Bu ay sizlere psikolojinin en genç alt alanlarından biri olan nöropsikolojiyi tanıtmaya çalışacağım. Nöropsikoloji beynimizin yapısı ve işlevleri ile davranışlarımız ve zihinsel süreçlerimiz arasındaki ilişkiyi inceler. Bu süreçler     dikkat, dil, yönetici işlevler, hafıza, praksis (öğrenilmiş motor aktiviteler), gnosis (beynin daha önceden öğrenilmiş olan bilgileri tanıyabilme yeteneği) ve karar verme yetisi gibi işlevleri kapsamaktadır (Aklınızı Keşfedin, 2020). Aynı zamanda Nöropsikoloji beynimizde oluşan bir deformasyonun bilişsel yeteneklerimiz ve davranışlarımız üzerindeki etkilerini saptamaya çalışan bir alt alandır. Nöropsikolojinin de kendi içinde deneysel, bilişsel,

ÇAVDAR TARLASINDA ÇOCUKLAR- SEVİ SUNAR

                              ÇAVDAR TARLASINDA ÇOCUKLAR     Bu ayın eğlenceli teması için, Amerikalı yazar J. D. Salinger tarafından 1951 yılında yayımlanan Çavdar Tarlasında Çocuklar’ı ele alacağız. Kitap ilk olarak “Gönülçelen” ismiyle çıksa da pek çok sansüre maruz kalarak bugünkü ismini almıştır. Ayrıca sansürlere rağmen, okullarda en çok okutulan kitaplar listesine girmeyi başararak genç kitlelerin severek okuduğu bir kitap haline gelmiştir. İncelemeye başlamadan önce yazmamda yardımcı olan sevgili dostiklerime teşekkürü bir borç bilir, bundan sonra okuyacaklarınızı mümkün olduğunca spoilerdan arındırmaya çalışsam da yine de bir miktar spoiler içereceğini ekleyerek keyifli okumalar dilerim. ^^  Yapıt, 17 yaşındaki kahramanımız Holden Cauldfield’in geç ergenlik döneminde yaşadığı buhranları bilinç akışı tekniği ile birinci ağızdan anlatır. Bu sebeple, Holden’ın hislerini ve psikolojik durumunu tahlil etmek pek de zor değildir. Holden, hızlıca değişen bir ruh haline sahiptir ve içe