Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Fatma Nur Ergün etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

MUNCH'UN FIRÇASIYLA ÇİZİLEN KAYGILAR: RUHUN TUVALLERİ - FATMA NUR ERGÜN

  MUNCH'UN FIRÇASIYLA ÇİZİLEN KAYGILAR: RUHUN TUVALLERİ Edward Munch, Norveçli bir ressam ve grafik sanatçısı olarak modern sanatın en önemli isimlerinden biri olarak kabul edilir. Onun eserlerinde, yaşadığı kişisel acıların ve ruhsal sorunların izlerini görmek mümkündür. Özellikle The Scream (Çığlık), Puberty (Ergenlik) ve Vampire (Vampir) gibi eserlerinde bu duygusal derinliği açık bir şekilde gözlemleyebiliriz. Bu yazıda ise Munch’un hayatının ve psikolojik yapısının bu eserlerine nasıl yansıdığını ele alacağız. Munch, 1863’te Norveç’te dünyaya geldi ve çocukluğu travmalarla doluydu. Annesi, Munch henüz beş yaşındayken veremden hayatını kaybetti. Ardından, Munch’un kız kardeşi Sophie de aynı hastalıktan vefat etti (Artkolik, 2018). Babası aşırı dindar ve baskıcı bir insandı ve bu baskı onun üzerinde sürekli bir ölüm korkusu ve suçluluk duygusu gelişmesine neden oldu. Erken yaşta yaşadığı bu kayıplar, onun ruh sağlığını ciddi anlamda etkiledi ve yaşamı boyunca bu travmalarla müca...

SAVAŞIN ASKERLER ÜZERİNDEKİ PSİKOLOJİK ETKİLERİ - FATMA NUR ERGÜN

  SAVAŞIN ASKERLER ÜZERİNDEKİ PSİKOLOJİK ETKİLERİ Dünyada son yıllarda yaşanan savaşların ve çatışmaların sebep olduğu yıkımlar sadece şehirlere ve ülkelere değil insanlara da zarar veriyor. Bu durumdan en çok etkilenen gruplardan biri de bu çatışma ve savaşların içinde aktif bir şekilde rol alan askerler oluyor. Kimi zaman iki ülke arasında kimi zaman da bir ülkenin içinde iki tarafın birbirine karşı sürdürdüğü bu durum askerler üzerinde derin izler bırakarak toplumda sıkça duyduğumuz savaş travması gibi zorlu süreçlere neden olabiliyor. Özellikle savaşın ortaya çıkışına tanıklık etmek, doğrudan bu durumu deneyimlemek, başka bir kişinin acı çekmesine veya ölmesine yol açmak bu duruma sebebiyet veren başlıca nedenlerden olabiliyor (Duran, 2023).  Her iki taraf askerlerinin fiziksel yaralanmalarının yanı sıra psikolojilerinde uzun veya kısa vadede hissedilen sorunların ve bozuklukların baş göstermesi askerlerin savaşlarda en çok etkilenen gruplardan olmasına yol açıyor (Duran...

UYKUSUZ GEÇEN GECELERİN NEDENİ: İNSOMNİA - FATMA NUR ERGÜN

  UYKUSUZ GEÇEN GECELERİN NEDENİ: İNSOMNİA      Merhaba sevgili okurlar, bu ayki sayımızda sizlere uyku bozukluklarından biri olan insomniadan bahsedeceğim. İlk olarak insomnia nedir konusu ile başlayalım. Halk arasında uykusuzluk olarak bilinen insomnia kişilerde uyku süresi, kalitesi veya zamanlaması ile ilgili zorluk yaşanması olarak açıklanabilir. Uyku düzenleri bozulan bireyler yeterli uyku alamamaya başlamakta ve bu durumla beraber çıkılması zor bir döngünün içine girebilmektedirler. Peki, bu zorlu döngünün içine giren insanların uyku düzenleri nasıl ya da neden bozulmaktadır? Başlıca nedenlere baktığımızda bireylerde stres, kaygı veya depresyonun artmasıyla uyku düzeninin bozulması ilişkilendirebilir. İnsanlar duygusal olarak zorlanmalar yaşamaya başladığında daha fazla uykusuz kalabilmekte ve sonrasında gün içinde de daha fazla yorgun hissederek yapmak istediği veya yapması gereken aktivitelerde daha az verim alabilmektedir. Tabii bunlar da bireyi duygusal ol...

2022 VE SANAT - FATMA NUR ERGÜN

2022 VE SANAT Bu yazıyı yazarken öncelikle bu yılın sanat dünyası için nasıl geçtiğini özellikle ülkemizde sanata dair yapılan etkinliklerin ve gerçekleştirilen faaliyetlerin neler olduğu hakkında biraz araştırma yaptım. 2022 yılı hem sanatsal açıdan hem de toplumsal açıdan -özellikle pandemide geçirdiğimiz son yıllar sebebiyle- daha rahat nefes aldığımız daha kolay hareket edebildiğimiz ve insanlarla daha kolay iletişime geçebildiğimiz bir yıl oldu. Tabii bu durumun sanata olan etkisi de gözle görülür derecedeydi. Özellikle kültür ve sanat alanında bu yıl ne gibi etkinlikler yapılmış diye baktığımda; sinemaya, sergilere, konserlere ve daha birçok olaya dair olumlu veya olumsuz olarak değerlendirilebilecek deneyimlere şahit olduğumuz bir yıl oldu. Hatta açıklanan verilere göre sanat alanındaki açılma pandemiden önceki döneme göre de daha fazla bir yükselişe geçmişti. Bir yandan birçok sanatçı eserlerini halkla buluştururken diğer bir yandan uzun bir süredir bu dünyadan uzaklaşan toplum...

ŞABALI ÇOCUK: AZOUZ BEGAG- FATMA NUR ERGÜN

  ŞABALI ÇOCUK- AZOUZ BEGAG  Şabalı Çocuk 1986 yılında Azouz Begag tarafından yazılmış ve aynı yıl Fransız gazeteciler tarafından yılın en iyi romanı seçilmiştir. Şabalı Çocuk aslında Cezayirli bir ailenin Fransa’da olan yaşam mücadelesini bir çocuğun gözünden anlatan yazarımızın kendisidir. Romanda Azouz’un eski bir Fransız mahallesinde başlayan yaşam öyküsü, ailesinin bu yeni kültür içindeki mücadelesi ve kendi özlerini kaybetmeme çabaları arasında kalmasından bahsedilmektedir.  Göç Psikolojisi  Hikâyemizin başkahramanı Azouz çalışkan, hedefleri olan, içinde bulunduğu şartlara uyum sağlayabilen ve karşılaştığı sorunlarla başa çıkabilen bir çocuktur. Bu özelliklere sahip olması onun göç ettiği toplumda yaşayacağı zorluklarla daha kolay baş edebilmesini sağlamıştır. Çünkü içinde bulunduğu toplumun normlarına ve değerlerine uyum sağlamış kendini bir Fransız gibi geliştirmeye çalışmıştır. Azouz’un sahip olduğu kişiliğin içinde bulunduğu toplumla etkileşime girmesine ze...

MADDE KULLANIM BOZUKLUĞU ÜZERİNDE GENETİK FAKTÖRLERİN ETKİSİ- FATMA NUR ERGÜN

  MADDE KULLANIM BOZUKLUĞU ÜZERİNDE GENETİK FAKTÖRLERİN ETKİSİ  Merhaba Psithoth okuyucuları. Bu ayki sayımızda sizlere genetik faktörlerin madde kullanım bozukluğu üzerindeki etkisinden bahsedeceğim. Bireylerin madde kullanım bozukluğuna sahip olmalarının nedeni sadece genetik faktörler olmamakla beraber bu nedenler arasında bireyin kişilik özellikleri, çevresel faktörler, maddeye ulaşılabilirlik, aile yapısı, içinde bulunduğu toplumsal çevre ve kültürel özellikler sayılabilir. Lakin bizim odaklanacağımız konu daha çok genetik faktörler üzerine olacak.   Yapılan birçok araştırma sonucunda madde kullanım bozukluğuna daha yatkın olan bireylerin kalıtımsal özellikler nedeniyle bu durumu yaşadıkları belirlenmiştir. Sahip olunan genler bireyin vücudunda bulunan kimyasalların salınımını etkileyerek kişinin yaşadığı stresli veya üzücü bir olay sonucunda zarar verici bir maddeye başvurma olasılığını artırabilmektedir (Ögel, 2010).     Çalışmalar sonucunda elde edi...

AİLENİN NE DEMEK OLDUĞUNU ANLATAN BİR YEŞİLÇAM KLASİĞİ: BİZİM AİLE-FATMA NUR ERGÜN

  AİLENİN NE DEMEK OLDUĞUNU ANLATAN BİR YEŞİLÇAM KLASİĞİ: BİZİM AİLE   Merhaba, PSİTHOTH okuyucuları. Bu sayıda sizlere hepimizin hayatımızda en az bir kere izlemiş olduğu bir Yeşilçam filmi olan Bizim Aile’yi anlatacağım. Filmimizin konusuyla başlayayım ilk olarak.  Yaşar Usta kendisini 4 çocuğuna adamış bir baba olarak evlatlarına annelerinin yokluğunu hissettirmemek için her işlerine koşmuştur. Melek Hanım da benzer şekilde eşini kaybettikten sonra hayatını 3 çocuğunu büyütmekle geçirmiş sadece çocukları için yaşamaya başlamış olan bir annedir. Bu iki insanı ise mahallede tanıyan komşuları tanıştırarak evlenmelerine vesile olmak isterler. İlk başta ikisi de bu işe karşı kararsızken sonrasında tanışırlar ve birbirleri ile evlenmeyi kabul ederler. Her ikisi de eve dönüp çocuklarına durumu anlattıklarında onlarda benzer şekilde kararsız kalsalar da sonrasında bu durumu kabullenirler lakin ne Melek Hanım ne de Yaşar Usta çocuklara yeni kardeşler edineceklerinden haber...

MENTAL RETARDASYON NEDİR?- FATMA NUR ERGÜN

  MENTAL RETARDASYON NEDİR?      Mental retardasyon kişinin zihinsel işlevlerinin ve becerilerinin biyolojik yaşına uygun olmayarak belirli ölçüde yetersiz olmasıdır. Bu gruptaki insanlar eğitim alma noktasında kendi yaşıtlarının gittiği standart düzeydeki okullarda eğitim ve öğrenim görmekte zorlanmaktadırlar çünkü dikkat, algı, akıl yürütme, hafıza, muhakeme ve problem çözme gibi becerileri yaşlarından beklenen düzeyin altında seyretmektedir (Monomente, b.t. ). Ayrıca mental retardasyon sadece akademik alanda değil iletişim, özbakım, sosyal beceriler ve toplumun içinde var olma, çalışma, kendi hayatını yönetme ve düzenleme gibi alanlarda da iki veya daha fazla bozukluğun görülmesini kapsamaktadır (Çoban, b.t. ).  Mental retardasyon farklı düzeylerde seyretmektedir. IQ düzeyi 50-55 ile yaklaşık 70 arası hafif düzey, IQ düzeyi 35-40 ile 50-55 arası orta düzey, IQ düzeyi 20-25 ile 35-40 arası ağır düzey ve IQ düzeyi 20...

POPÜLER YENİ YIL KARARLARI NEDEN UYGULANMAZ? - FATMA NUR ERGÜN

  POPÜLER YENİ YIL KARARLARI NEDEN UYGULANMAZ?     2022’ye yaklaştığımız bu son günlerde aklımızdan neler geçiyor diye bir bakarsak sanırım yeni yılla alakalı birçok kararın zihnimizde filizlendiğini görebiliriz. Peki, bu aldığımız kararların yüzde kaçı yıl boyunca uygulanır ya da devam ettirilir? Geçmiş deneyimlerinize bakarsanız yılbaşı gibi özel tarihlerde aldığınız kararların ne kadarını uygulayabildiniz? Buna kendimi de dâhil ederek birçoğumuzun aldığı kararların kimisini uygulamaya geçirdiğini kimisini ise uygulamaya geçiremediğini söyleyebiliriz. Bu yazıda size kararlarımızı neden uygulamaya koyamadığımızdan bahsedeceğim. Umarım yeni yıl için zihninizde filizlenen fikirleri nasıl daha iyi büyütebileceğiniz konusunda fikir edinmiş olursunuz.      Hayatımızı daha iyi bir tarafa yönlendirmek istediğimizde veya sahip olduğumuz olumsuz bir durum veya özellikten sıyrılmayı amaçladığımızda doğum günümüz, yılbaşı öncesi zamanlar gibi belli dönemleri, g...