Ana içeriğe atla

POPÜLER YENİ YIL KARARLARI NEDEN UYGULANMAZ? - FATMA NUR ERGÜN

 

POPÜLER YENİ YIL KARARLARI NEDEN UYGULANMAZ?



    2022’ye yaklaştığımız bu son günlerde aklımızdan neler geçiyor diye bir bakarsak sanırım yeni yılla alakalı birçok kararın zihnimizde filizlendiğini görebiliriz. Peki, bu aldığımız kararların yüzde kaçı yıl boyunca uygulanır ya da devam ettirilir? Geçmiş deneyimlerinize bakarsanız yılbaşı gibi özel tarihlerde aldığınız kararların ne kadarını uygulayabildiniz? Buna kendimi de dâhil ederek birçoğumuzun aldığı kararların kimisini uygulamaya geçirdiğini kimisini ise uygulamaya geçiremediğini söyleyebiliriz. Bu yazıda size kararlarımızı neden uygulamaya koyamadığımızdan bahsedeceğim. Umarım yeni yıl için zihninizde filizlenen fikirleri nasıl daha iyi büyütebileceğiniz konusunda fikir edinmiş olursunuz.

    Hayatımızı daha iyi bir tarafa yönlendirmek istediğimizde veya sahip olduğumuz olumsuz bir durum veya özellikten sıyrılmayı amaçladığımızda doğum günümüz, yılbaşı öncesi zamanlar gibi belli dönemleri, günleri veya tarihleri bekleriz. Aslında yeni bir yılın ya da yaşın yeni bir sayfa olduğunu ve bu sayfayı güzelliklerle doldurma isteğinin aklımızda belirdiğini söylemek gayet anlaşılır bir durumdur. Kendimizi psikolojik olarak daha iyi bir konuma getirecek kararlar almak ise genelde yılbaşı öncesinde devreye girer. Bu kararların ne gibi hedef ve istekler içerdiğini anlamak için yapılan araştırmalara bakıldığında yeni yılda alınan kararların çoğunun daha sağlıklı ve başarılı olma, yeni bir hobi edinme, yeni insanlarla tanışma, para kazanma gibi temalar etrafında şekillendiği bulunmuştur (Statistic Brain, 2018). Yeni yıl boyunca bu gibi kararların ne kadarının devam ettirildiğine bakılmış yeni yılın ilk haftasında %75’inin ikinci haftasında %71’inin sonraki haftalarda ise bu oranın %46’ya kadara düştüğü görülmüştür (Statistic Brain, 2018). Yeni yılın ilk haftasından sonra neler değişiyor da alınan kararların devam ettirilme oranlarında bu düşüşlerin yaşanıyor olduğu sorusunu cevaplamak için öncelikle biraz geriye gitmek ve bu karaları nasıl aldığımızı incelemek gerekiyor aslında.     


    Yeni yıl için koyduğumuz hedeflerin nasıl konulduğuna bakarsak bu hedeflerin daha genel ifadelerle kurulduğunu ve belirsizliklerle dolu olduğunu görürüz. Örneğin yeni yılda kilo vereceğim veya daha sağlıklı besleneceğim gibi ifadeler çok geneldir. Fakat bizler bu durumu çok da göz önünde bulundurmayız ve nasıl bir plan ve programla yola çıkacağımızı belirlemeden kendimizi hemen yola atıveririz. Haftada iki gün egzersiz yapacağım ve bir kilo vereceğim ya da daha protein ve sebze ağırlıklı besleneceğim gibi ifadeler ise yolumuzu aydınlatmak için daha spesifik ve belirgindir. Bir başka hedef koyarken göz ardı ettiğimiz nokta ise yolda karşılaşacağımız zorluklardır. Koyduğumuz hedefler bize aklımızdan geçirirken çok basitmiş gibi gelir fakat gerçek hayatta yollar taşlı ve dolambaçlıdır. Yani istediğimiz hedefe ulaşmak öyle kolay olmayacaktır. Bir karar alırken karşılaşacağımız engelleri belirlemek ve bu konu hakkında düşünmek bu zorluklarla karşı karşıya kaldığımızda gardımızı indirmen yola devam edebilmemizi sağlar. Ayrıca önceden hazırlıklı olmanın bir diğer avantajı ise motivasyonumuzu korumamıza yardımcı olmasıdır. Şöyle düşünelim; bu yıl eğitim hayatınız veya kariyeriniz ile ilgili bir hedef belirlediniz. Şu işyerine başvuracağım veya şurada staj yapacağım gibi ifadeleri belirlerken sizi zorlayacak durumları da aklınıza getirmeniz yani başvuracağınız işyerinin sizden sahip olmanızı istediği özellikler gibi bilgileri önceden araştırmış olmak ve bu bilgilerle başvurmuş olmak mı daha iyidir yoksa hiçbir bilginiz yokken öylece doğrudan habersizce gidip başvurmak mı? Sizin de düşündüğünüz gibi birinci seçenek kariyeriniz için çok daha yararlı olacaktır. Kendinize bu yolun taşlı olacağını ve sizi zorlayabileceğini hatırlatmak motivasyonunuza da olumsuz bir etkide bulunmayacak ve bu yolda ilerlerken hedefinizden vazgeçmenize sebep olmayacaktır. Çünkü genellikle insanlar yaşadıkları başarısızlıkları dış özelliklere atfetmeye daha eğilimlidirler ve aldıkları kararlardan hemen cayarlar. Sizse kendinizi bu durumlara hazırlayarak yolunuzda daha da güçlenerek ilerleme fırsatı yakalayabilirsiniz.

    Bir diğer hedef belirlemedeki önemli kısım hedeflerinizin size uygunluğudur. Aslında bunu en başta bir karar alırken kendinize sormanız gerekir. Acaba bu karar ne kadar benim kararım ne kadar benim kararım değil. Çünkü genellikle yılbaşı gibi zamanlarda toplumun geneli benzer hedefler koyar ve sizde bir anda kendinizi bu sürü içinde bulabilirsiniz. Sırf karar vermiş olmak için karar vermek yine hedeflerin gerçekleştirilmesinde bir engeldir. Koyduğunuz hedefi ne kadar istediğiniz ve bu hedef için ne kadar çabalayacağınız hedefin ne kadar size uygun olduğuna bağlıdır. Bu sebeple bir yola çıkarken kendinize bu yolun sizin yolunuz olup olmayacağını sormanız çok önemlidir. Hedef belirlemek ile ilgili değinmek istediğim bir başka nokta ise belirlediğiniz hedef için girdiğiniz yolu bitirdiğinizde yaptıklarınıza değip değmeyeceğini düşünmenizdir. Bu amaca ulaşmanın size getirileri ve götürüleri ne olacaktır? Doğru bir hedef için bence önemli noktalardan birini oluşturur bu konu. Ayrıca hedefin size uygun olup olmadığını anlamak için de iyi bir kriterdir. Ulaşmak istediğiniz noktada elinizde neler olacaktır, şu an bulunduğunuz konumdan ne kadar ileri taşıyacaktır sizi bu hedef?  Bir başka artısı olarak bu konu motivasyonunuza da etki eder çünkü ne kadar yolun sonunda olacağınız kişiye ulaşmaya arzu duyarsanız bir o kadar yolu bitirime çabanızda da artış olacaktır.

    Son olarak değinmek istediğim bir nokta daha var. Yapılan araştırmalarda yılbaşında alınan kararların çevreyle paylaşılmasının pekiyi bir davranış olmadığıdır. Araştırmalar kişilerin etraflarına hedeflerini anlatarak kendilerini ödüllendirdiklerini ve bu hedefe ulaştıklarında yaşayacakları hazzı en başında yaşarak tükettiklerini söylemektedir (Dizik, 2016). Fakat bunun tersinin ortaya çıktığı araştırmalarda bulunmakta. Hedeflerimizden etrafımızdaki insanlara bahsederek onlara bu konuda kendimiz için bir sosyal denetleyici görevi verdiğimizi söylemişlerdir (Groinstrong, 2017). Çünkü insanlar çevrelerine karşı özsaygı ve özgüvenlerini korumak isterler ve bunlara zarar verecek durumlardan kaçınırlar. Verdiği bir kararı çevresiyle paylaşan bir kişi için o hedefi yapmak daha kolaylaşabilir çünkü artık kendini yapmak mecburiyetinde hisseder ve kendini çevresine karşı iyi olarak göstermek ister fakat yine bir başka kişi için ise bu durum zorlaşabilir çünkü o hazzı kendine en başta yaşatarak yolun sonunda yaşayacağı hazzı yaşamış olur. Sizin için hangisi daha ön plana çıkıyorsa hedeflerinizi buradan yola çıkarak paylaşırsınız ya da sadece siz bilirsiniz. 

    Evet, bir yazının daha sonuna geldik fakat yazının en başından beri vurguladığım bir nokta var: kendiniz. Siz kendiniz için ne kadar önemli ve değerliyseniz koyduğunuz hedeflerle ve çizdiğiniz yollarla istediğiniz noktalara o kadar çok oranda ulaşırsınız. Umarım 2022 yılı isteklerinizin ve eylemlerinizin birbirine paralel olduğu bir yıl olur. Mutlu yıllar 😊

Fatma Nur Ergün

KAYNAKÇA

 Dizik, A. (2016, Aralık 9). Why your New Year’s resolutions often fail.BBC Worklife.https://www.bbc.com/worklife/article/20161220-why-your-new-years-resolutions-often-fail

  Statistic Brain (2018, Aralık 7). New Years resolution statistics. https://www.statisticbrain.com/new-years-resolution-statistics/
 
 Groinstrong (2017). Yeni yıl kararları: Neden şimdi ve kamuoyunda kararlar. https://tr.groinstrong.com/new-years-resolutions-why-do-them-now-and-publicly-3603


Yorumlar

POPÜLER YAZILAR

NÖROPSİKOLOJİ- Zeynep Şevval BÜYÜKİZGİ

NÖROPSİKOLOJİ Nöropsikoloji Nedir? Psikoloji bilimi, birçok alt dalı olan çok yönlü bir bilim dalıdır. Psikologlar “Örgütsel Psikoloji’den Sosyal Psikoloji’ye”, kendi ilgi ve uzmanlıklarına göre çeşitli alanlarda çalışma imkanına sahiptirler. Nöropsikoloji de bu alanlardan biridir ve alanın diğer alt dallarına göre daha interdisipliner bir yaklaşımla çalışmayı gerektirir. Genel bir tanım olarak nöropsikoloji, beynin yapı ve fonksiyonlarının belirli psikolojik olaylarla olan ilişkisini anlamayı hedefleyen bir psikoloji dalıdır ve psikiyatri, sinirbilim, nöroloji gibi bilim dallarıyla disiplinler arası bir çalışma sergilemektedir. Nöropsikologlar insan zihnini anlamaya çalışırken biyolojik verilerden faydalanırlar. Bunu yaparken sıkça hormonal verilerin ölçümlerinden ve beyin görüntülemelerinden destek alırlar. Beyin faaliyetlerini ölçen ve bu alanda karşımıza en çok çıkan cihazlar “EEG (Elektroensefalografi)” ve “fMRI (fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme)”dır. EEG; be

YOU DİZİSİ PSİKOLOJİK ANALİZİ- MERVE CEREN ŞAFAK

YOU DİZİSİ PSİKOLOJİK ANALİZİ   Duygularımız nelere yol açar? Nasıl sonuçlar doğurur? Duygularımız, bedenimizi ve davranışlarımızı yönlendirebilir. Bazı bireyler duygularını ifade etmeyi yanlış bulur ya da çekinir. Oysa ki o duyguları benimsemeli, kabul etmeliyiz çünkü o duygular bizi biz yapanlardır. Onları hiçe saydıkça bedenimizde olan yerlerini hissetmedikçe daha büyük sorunlar yaşayabiliriz.  Peki bunların YOU dizisiyle ne alakası var? Dünya bu kadar zorlu bir yıldan geçerken bir çoğumuz evlerde yeni diziler izlemeye başladık bu dizilerden bir tanesi de YOU. Dizi birçok insanı etkisi altına aldı ve konusu ile oldukça dikkat çekti. You dizisinin ana karakteri olan Joe Glodberg saplantılı, takipçi bir kişiliği canlandırmakta ve sevdikleri için tüm değer ve yargıları ortadan kaldıran, ilişki dinamiklerini sarsan bir karakterdir. Dizinin bir diğer ana karakteri olan Beck ise yazar olmak isteyen ancak önünde birçok engel bulunan bir kadındır. Jou Glodberg, Beck ile tanıştıktan sonra on

ERTUĞRUL TAŞ İLE CİNSEL TERAPİ VE PARAFİLİ BOZUKLUKLARI ÜZERİNE RÖPORTAJ-BERRAK ÇAKIROĞLU

                                                                             Öncelikle röportaj teklifimizi kabul ederek bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz.  1. Sizi daha iyi tanıyabilmemiz için kendinizden bahsedebilir misiniz? Psikoloji lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimimi Belçika’da Université Catholique de Louvain’de (UCL) yaptım ve uzun süre Belçika’da klinik psikolog olarak çalıştım. Belçika Psikologlar komisyonu üyesiyim.  Kariyerimin ilk başlarında göçmenlerle çalışmaya başladım. 100’den fazla uyruktan insanla psikoterapi yapma imkânı buldum. Dolayısıyla ilk başlarda daha çok göçle ilgili konulara odaklandım ve bu alanda kendimi geliştirme fırsatı buldum. Özellikle Türkiye’den Belçika ve diğer Batı Avrupa ülkelerine göç etmiş Türk vatandaşlarıyla yoğun olarak çalıştım. Evlilik ve çift ilişkileriyle ilgili gözlemlerimi temel alarak doktora programına yazıldım. Doktora eğitimi sürecinde evlilikler, toplumsal cinsiyet, cinsellik ve cinsel bozuklukların tedavil

ZİNDAN ADASI-ÖZDEN NUR KARPINAR

ZİNDAN ADASI “Canavar olarak yaşamak mı yoksa iyi bir insan olarak ölmek mi?” Filmler “eğlenmek” için izlenir. “Film analizleri” ise film izlenir mi diye bir göz atılır. Eğer bakış açınız bu ise biraz değiştirelim. Filmler teorilerden, güzelliklerden, kötülüklerden, yaşamdan, bilimden, ütopyalardan, distopyalardan, izahı olmayan şeyin bazen mizahından söz eder. Aklınıza gelen ve gelmeyen her şey bu yedinci sanatın içeriğini oluşturur. Düşündürür, sorgulatır, hayran bıraktırır. Filmler sadece eğlendirmez, filmler baktığımız ama göremediğimiz dünya ve dünya dışını ele alırlar. Zindan Adası filmi tam olarak öyle bir filmdir. Orijinal ismi ile “Shutter Island” Leonardo DiCaprio’nun başrolünde yer aldığı 2010 yapımı filmdir. Leonardo DiCaprio’nun canlandırdığı Teddy karakterinin hikayesini izleriz en temelde ve onun üzerine birçok hikâye koyarız. Film başlarken pek çok kere “Psikoloji mi? Nerede?” sorusunu kendimize yöneltmemize sebep olur. Çünkü yalnızca akıl hastanesinde suçlu hastaların