Ana içeriğe atla

Kayıtlar

DAVRANIŞSAL SİNİRBİLİMİN SON YILLARINA RÖPORTAJLI BİR BAKIŞ - SEMA GÜNDOĞDU

  DAVRANIŞSAL SİNİRBİLİM ALANININ SON YILLARINA BİR BAKIŞ   Merhaba Sevgili PsiThoth okuyucuları! Bu sayının teması doğrultusunda 2022 yılında psikoloji ve sinirbilim başlığına değinmem gerekiyordu ancak her ikisi de oldukça geniş alanlar olduğundan ve son birkaç yılın gelişmelerini göz ardı ederek spesifik biçimde yalnızca 2022'deki bulgulardan bahsetmek hem yorucu hem de askıda kalıcı bir durum olacağından genel anlamda son dönemin bazı gelişmelerinden bahsettiğim bir yazı hazırlama kararı aldım. Bu doğrultuda önce Rutgers Üniversitesinde Moleküler ve Davranışsal Sinirbilim alanında doktora yapmakta olan Beyza Güven'e ulaştım. Beyza ile yaptığımız görüşmenin çıktılarına geçmeden önce bu alanın spesifik göründüğü hâlde özünde nasıl bir okyanus olduğunu anlatmak istiyorum. Davranışsal sinirbilim veya biyopsikoloji kısaca psikopatolojilerin, bilişsel süreçlerin, öğrenmenin, üremenin, iletişimin ve daha nice davranışın oluşmasında rol oynayan nöronal mekanizmaları ve b...

2022 VE PSİKOLOJİ İLE MEDYA - MİRAY TAVLI

  Psikoloji ve Medya Medya, günümüzde teknolojinin yaygınlaşmasıyla çok daha aktif bir şekilde kullanılmaya başlandı. Pandemi ile birlikte bu ivmenin artmış olmasının ardından geride bıraktığımız yıl her ne kadar fiziksel yaşantımıza adapte olmuş olsak da medya hayatımızdan atamadığımız bir alan hâline geldi. Bu artışla birlikte sosyal medyanın kişinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerine merak artmış ve birçok çalışmanın konusu hâline gelmiştir. Toplum ve sosyal medya, erkeklerin ve kadınların görünüşte, başarıda, yaşamın her alanında ve toplumda inanılmaz derecede mükemmel olmaları için bu gerçekçi olmayan beklentileri yaratır ve bu da büyük bir zihinsel zarar verebilir. Bireyi medya kullanımına iten temel motivasyonların arasında empati, sosyalleşme, beğenilme gibi ihtiyaçların da bulunduğu görülmektedir. Bu ihtiyaçların karşılanmasında motivasyonları karşılamaya yönelik oluşturulan davranış biçimleri de psikolojinin araştırdığı konular arasında yer almaktadır. Sağar ve Özçelik’i...

2022 VE SİNEMA - DORUKHAN SAĞLAM

  2022 VE SİNEMA   Merhaba çok sevgili Psithoth okuyucuları, uzun bir aradan sonra yeni çıkan sayımızla birlikte sizlerle yeniden bir araya gelmek çok heyecanlı hissettiriyor. Umarım aradan geçen süre size iyi gelmiş ve kendinizi mutsuz hissettirenleri 2022 yılında bırakmışsınızdır. Bu ayki yazımda film severlere biraz daha odaklanarak 2022 yılında çıkmış ve psikolojik açıdan sevdiğim bazı filmlerden bahsedeceğim. Öncelikle söyleyebilirim ki 2022 sinema açısından dolu dolu geçen bir yıl oldu ve farklı türlerden yüzlerce film gösterime sunuldu. Filmleri seçerken daha az bilinen ve karşınıza çok çıkmayan filmlerden olmasına özen gösterdim. İlgi Manyağı ( Sick of Myself) Görünürlük bizim için ne kadar ön planda? Önemli olan biz miyiz yoksa imajımız mı? Bu gibi soruları bol bol düşüneceğiniz ve insanların gözündeki değeriniz uğruna ne kadar ileri gidebileceğinize kafa yoracağınız bir film olan İlgi Manyağı, Signe isimli başkarakterimizin görünür olma ve ilgi uğruna yaptıklar...

2022 VE NEYMİŞ BU "MİNDFULNESS" AKIMI - SEVİ SUNAR

  2022 ve Neymiş Bu "Mindfulness" Akımı Son zamanlarda gerek sosyal medyada gerekse terapilerde sıkça dile getirilen “mindfulness” akımı, Türkçeye “bilinçli farkındalık” olarak geçmiştir. Zaman zaman sadece “farkındalık” olarak kullanıldığını görmek de mümkündür. Kökeni Budizm ve Hinduizm’e dayanmakla birlikte dinî, spiritüel ve seküler pek çok gelenekte yer almaktadır. Yaşanılan anı yargılamaksızın farkında olma, geçmiş ve geleceği düşünmeme hâlidir. Sanılanın aksine, mindfulness akımının öğretilerinde, hiçbir şey düşünmeme ya da sadece âna odaklanma yoktur. Aksine beklentisiz, değişmesini istemeden ve yargılamadan yüksek konsantrasyon eşliğinde yaşanılanları kabullenme hâli mevcuttur. Konsantrasyonu bozabilecek düşünceler uzaklaştırılırken , bilincin bilincinde olmak amaçlanır . Böylelikle günlük hayatta âdeta otomatikleşen tepkiler savuşturulur . “Meditasyon kendinden geçmeye, manevi mutluluk ya da huzura ulaşmaya çalışmak olmadığı gibi daha iyi bir insan olmaya çalışmak...

2022 VE SANAT - FATMA NUR ERGÜN

2022 VE SANAT Bu yazıyı yazarken öncelikle bu yılın sanat dünyası için nasıl geçtiğini özellikle ülkemizde sanata dair yapılan etkinliklerin ve gerçekleştirilen faaliyetlerin neler olduğu hakkında biraz araştırma yaptım. 2022 yılı hem sanatsal açıdan hem de toplumsal açıdan -özellikle pandemide geçirdiğimiz son yıllar sebebiyle- daha rahat nefes aldığımız daha kolay hareket edebildiğimiz ve insanlarla daha kolay iletişime geçebildiğimiz bir yıl oldu. Tabii bu durumun sanata olan etkisi de gözle görülür derecedeydi. Özellikle kültür ve sanat alanında bu yıl ne gibi etkinlikler yapılmış diye baktığımda; sinemaya, sergilere, konserlere ve daha birçok olaya dair olumlu veya olumsuz olarak değerlendirilebilecek deneyimlere şahit olduğumuz bir yıl oldu. Hatta açıklanan verilere göre sanat alanındaki açılma pandemiden önceki döneme göre de daha fazla bir yükselişe geçmişti. Bir yandan birçok sanatçı eserlerini halkla buluştururken diğer bir yandan uzun bir süredir bu dünyadan uzaklaşan toplum...

BOŞ AYNA - ŞEYMA NUR YILMAZ

  Boş Ayna  Bazen bir kitabın sayfalarını aralamak, yaşamdan bir parçaya dokunmak gibidir. Bu parça o kadar büyüktür ki, onu ruhunuzun derinliklerinde ya da bedeninizin bir noktasında bulmanız mümkündür. Yaşamı anlamakta bu noktada başlar. Kelimelerin aydınlattığı ruhsal ve bedensel duyumların fısıltılarını işitmeye başlar insan. Farkında olmadığı ancak gittiği her yere beraberinde götürdüğü anılar ve bu anıların bıraktığı izler, bir kelimeyle belirginleşir. Okudukça, fısıltılar konuşmalara dönüşür. Zihnin güçlükle yatıştırdığı bastırılmış arzular ve yanıtlanamamış duygular aralanarak yanıt bulma çabası başlar.  Okumanın aslında bir çeşit sorgulama biçimi olduğunu ispat eden bir kitap, yazarının deyimiyle bir iyileşme rehberi “Boş Ayna” hakkında olan bu yazının sizinde yaşamınıza dokunmasını umuyorum. Tüm kendini sevmeyen, yetersiz ve bir parçası eksik hisseden, başkalarını memnun etmek için kendi gereksinimlerinin önüne geçen, diğerleri tarafından fark edilmeyen ve fark ...

ŞABALI ÇOCUK: AZOUZ BEGAG- FATMA NUR ERGÜN

  ŞABALI ÇOCUK- AZOUZ BEGAG  Şabalı Çocuk 1986 yılında Azouz Begag tarafından yazılmış ve aynı yıl Fransız gazeteciler tarafından yılın en iyi romanı seçilmiştir. Şabalı Çocuk aslında Cezayirli bir ailenin Fransa’da olan yaşam mücadelesini bir çocuğun gözünden anlatan yazarımızın kendisidir. Romanda Azouz’un eski bir Fransız mahallesinde başlayan yaşam öyküsü, ailesinin bu yeni kültür içindeki mücadelesi ve kendi özlerini kaybetmeme çabaları arasında kalmasından bahsedilmektedir.  Göç Psikolojisi  Hikâyemizin başkahramanı Azouz çalışkan, hedefleri olan, içinde bulunduğu şartlara uyum sağlayabilen ve karşılaştığı sorunlarla başa çıkabilen bir çocuktur. Bu özelliklere sahip olması onun göç ettiği toplumda yaşayacağı zorluklarla daha kolay baş edebilmesini sağlamıştır. Çünkü içinde bulunduğu toplumun normlarına ve değerlerine uyum sağlamış kendini bir Fransız gibi geliştirmeye çalışmıştır. Azouz’un sahip olduğu kişiliğin içinde bulunduğu toplumla etkileşime girmesine ze...

BAĞLANMA-AŞKI BULMANIN VE KORUMANIN BİLİMSEL YOLLARI-EMİNE MİRAY BİNGÖL

  “Bağlanma-Aşkı Bulmanın ve Korumanın Bilimsel Yolları”  Sevgili Psithoth okuyucularım, bu yazımda Dr. Amir Levine ve Rachel Heller’ın 2010 yılında yazdığı “BAĞLANMA - Aşkı Bulmanın ve Korumanın Bilimsel Yolları” kitabından bahsedeceğim.   Bebek dünyaya gelmesiyle birlikte ona bakım veren kişiyle bağlanma şekli geliştirir. Bu bağlanma 3 şekilde olabilir: Güvenli, Kaygılı, Kaçıngan. Bağlanma kitabında bağlanma şekillerine göre ilişkileri incelemişlerdir. Amir Levine ve Rache Heller kendi bağlanma şeklinizi tanıyarak huzur ve güven dolu ilişkiler yaşayabileceğini söylüyorlar. Oluşturduğumuz bağlanma şekilleri ilişkilerde nasıl bir insan olduğumuzu belirliyor. İlişkide güvenli bağlanma stiline sahip olan kişiler bulundukları ilişkide rahat ve sevgi doludurlar. Kaygılı bağlanma stili olan kişiler sürekli ilişkilerine dair kaygıları vardır ve sürekli yakınlık beklerler. Kaçıngan bağlanma stiline sahip kişiler özgürlüklerinin kaybedilmesinden korkarlar ve ilişkiden kaçarl...

HER BİRİMİZ BİRER BÜYÜCÜ MÜYÜZ? YEŞİM TÜRKÖZ:BÜYÜ DÜKKANI KİTAP İNCELEMESİ- Sema Gündoğdu

  HER BİRİMİZ BİRER BÜYÜCÜ MÜYÜZ? YEŞİM TÜRKÖZ:BÜYÜ DÜKKANI KİTAP İNCELEMESİ Kendimi bildim bileli bir şeyler yazıyorum ve bir kısmını da paylaşıyorum fakat şu ana kadar hiç kitap incelemesi yazmamıştım. Bu ayki temamız kitap incelemesi dendiğinde biraz endişelendim bu yüzden. Çünkü her kitabın ayrı bir izi kalır bende ve bunları doğrudan aktarmak konusunda hep tereddüt etmişimdir.  Artık bu zinciri kırmak zamanıdır diyerek bir şeyler çiziktireceğim şimdi! Bu ayki temamız doğrultusunda sizlere bahsetmek istediğim kitap klinik psikolog ve psikodramatist Yeşim Türköz tarafından yazılmış ve Epsilon yayınevinden çıkmış olan "Büyü Dükkanı" Kitabın adında büyü geçtiğine bakmayın zira büyü deyince çoğumuzun aklına somut bir şeylerin yoktan var edilmesi veya da değiştirilmesi geliyor olsa da bu kitaptaki büyü sözcüğü fantastik anlamından çok soyut anlamda kişinin bir şeylerin farkına varmasını sağlamak amacıyla Hanna Weiner tarafından geliştirilmiş bir psikodrama tekniği olan magic b...

UMUDUN ÖTESİNDE BİR ÇATIŞMA- MİRAY TAVLI

  Umudun Ötesinde Bir Çatışma      "Kendi kendini dolandıranların yanında dünyanın başkaca tüm dolandırıcıları hiç kalır. Ben de bu tür yutturmacalarla kendi kendimi aldattım." Bir Charles Dickens klasiği olan ve ustalık döneminde yazdığı söylenen “Büyük Umutlar” eserini meraklı duygular içerisinde bir solukta okudum. Benim bu romanı bir solukta okumam gibi Dickens da özellikle Viktorya döneminin özelliklilerini ve bu dönemin bireydeki psikolojik izlerini durgun bir suda görülen yansıma gibi hafif ama oldukça net bir şekilde okuyucuya aktardığını söyleyebilirim.  Öncelikle romanın konusu genel olarak Pip’in büyüme hikayesidir. Hikaye Pip’in küçük bir çocukken tanımadığı mahkuma gizlice yiyecek getirerek yardım getirmesiyle başlar. Fakir bir demirci karısı olan ablasıyla beraber köyde yaşarken zengin bir yaşam süren ve yalnız yaşayan Bayan Havisham’ın evine çalışmaya gider ve Havisham’ın evlatlık kızı Estella ile tanışır. Bu zaman içerisinde Pip hırslı ve idealis...