Ana içeriğe atla

YENİ YIL, YENİ UMUTLAR - ÖZGE CEYLAN


YENİ YIL, YENİ UMUTLAR 


    
    2021 yılını geride bırakmaya hazırlanmış olduğumuz şu günlerde birçok insan yeni yılda yeni hedefler, umutlar, kariyer, aşk, planları yapmaktadır… Şehirler, caddeler, sokaklar ışıl ışıl, rengarenk olur. Bu atmosfer keyif, mutluluk ve motivasyonun sağlanmasına yetebilecek kadardır fakat asıl 2022 yılında yeni temiz bir sayfa açılabilecek olunması heyecanı ve umudu beraberinde barındırır. Tabi ki, umutsuz ve hedefsiz yaşamak ne mümkün? 

    Yeni bir seneye daha adım atmadan, senenin sonuna gelindiğin de geçen bir sene gözden geçirilir. Yeni planlar, hedefler belirlemek ve farkındalıkların arttığı yeni fırsatlar ortaya çıkar. Bu fırsat yeni başlangıçları, umutları tazelemek ile beraber birey de yüksek motivasyon sağlar. Başlangıçta, fırsatlara küçük adımlar atmaya hazırlanılır. Gerçekleştirilmiş her bir hedef, bir sonraki amacın motivasyonu için bir adım olacaktır. Yaşamdaki umutlara, hedeflere verilmiş olan anlamlar bura da önemlidir. Her bir birey kendi içerisinde hedeflere hem farklı anlam yükler hem de farklı duyguları barındırır. Kimisi için umut iken kimisi için de heyecandır. Olaylara yüklenilen anlam değiştiğinde duygular da farklılaşır, duygular ise davranışları değiştirir bu da alışkanlıkların değişmesine aynı zamanda karaktere yansır. 

 

 
Peki, yeni yıl ile beraberinde hedefleri ve umutları gerçekleştirmek için neler yapmalıyız?
 
   Öncelikle kendimizi tanıyıp, bireysel ilgi odaklarımıza uygun hedefler belirlemeliyiz, bu durum başarıya ulaşmamızı kolaylaştıracaktır. Hedeflerimizin hayatımızın gerçeklerine uygun planlanması gerekir. Örneğin; bir kâğıda yazarak somutlaştırılması, hedefin anlamlı olmasını sağlayacaktır. Hedeflerimize ulaşabilmek için bir harita oluşturmalıyız. En önemlisi ‘‘denedim yapamadım’’ dememeli yenildikçe denemeli hedefe giden yolda karşımıza çıkabilecek aksaklıklara esneklik göstererek umudumuzu kırmamalıyız... Zamana yaymak, hedefleri ayırmak bu noktada avantaj sağlayacaktır. Çünkü küçük adımlar da ki başarıları hissetmek, amacımıza daha emin adımlarla ulaşmamıza aynı zamanda motivasyon sağlayacaktır. Son olarak ise somutlaştırmış olduğumuz planları ertelemeyip ‘‘başlamalıyız’’. Değişimi sadece biz istersek sağlayabiliriz...

   Hayatta olduğumuz nefes aldığımız her gün, hayatımızı değiştirmek, yeni kararlar ve hedefler almak için fırsat tanır. Kendimize inanıp hedeflerimize güvenmeliyiz. Bu noktada hayatımızın kontrolü bizim elimizdedir. Sadece bir senenin sonu, yeni umut ve hedef belirlemek için sınırlı değildir. Değişimin, hayallerin zamanı yoktur.  Eyleme geçmek için işte güzel bir fırsat… Kendin için, sen değerli olduğun için, bu gün de bir başlangıç yapabilirsin… Hepimize sağlıklı ve mutlu yıllar!

Psikolog Özge CEYLAN

                                                                                   

                                                                                                           

Yorumlar

POPÜLER YAZILAR

NÖROPSİKOLOJİ- Zeynep Şevval BÜYÜKİZGİ

NÖROPSİKOLOJİ Nöropsikoloji Nedir? Psikoloji bilimi, birçok alt dalı olan çok yönlü bir bilim dalıdır. Psikologlar “Örgütsel Psikoloji’den Sosyal Psikoloji’ye”, kendi ilgi ve uzmanlıklarına göre çeşitli alanlarda çalışma imkanına sahiptirler. Nöropsikoloji de bu alanlardan biridir ve alanın diğer alt dallarına göre daha interdisipliner bir yaklaşımla çalışmayı gerektirir. Genel bir tanım olarak nöropsikoloji, beynin yapı ve fonksiyonlarının belirli psikolojik olaylarla olan ilişkisini anlamayı hedefleyen bir psikoloji dalıdır ve psikiyatri, sinirbilim, nöroloji gibi bilim dallarıyla disiplinler arası bir çalışma sergilemektedir. Nöropsikologlar insan zihnini anlamaya çalışırken biyolojik verilerden faydalanırlar. Bunu yaparken sıkça hormonal verilerin ölçümlerinden ve beyin görüntülemelerinden destek alırlar. Beyin faaliyetlerini ölçen ve bu alanda karşımıza en çok çıkan cihazlar “EEG (Elektroensefalografi)” ve “fMRI (fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme)”dır. EEG; be

YOU DİZİSİ PSİKOLOJİK ANALİZİ- MERVE CEREN ŞAFAK

YOU DİZİSİ PSİKOLOJİK ANALİZİ   Duygularımız nelere yol açar? Nasıl sonuçlar doğurur? Duygularımız, bedenimizi ve davranışlarımızı yönlendirebilir. Bazı bireyler duygularını ifade etmeyi yanlış bulur ya da çekinir. Oysa ki o duyguları benimsemeli, kabul etmeliyiz çünkü o duygular bizi biz yapanlardır. Onları hiçe saydıkça bedenimizde olan yerlerini hissetmedikçe daha büyük sorunlar yaşayabiliriz.  Peki bunların YOU dizisiyle ne alakası var? Dünya bu kadar zorlu bir yıldan geçerken bir çoğumuz evlerde yeni diziler izlemeye başladık bu dizilerden bir tanesi de YOU. Dizi birçok insanı etkisi altına aldı ve konusu ile oldukça dikkat çekti. You dizisinin ana karakteri olan Joe Glodberg saplantılı, takipçi bir kişiliği canlandırmakta ve sevdikleri için tüm değer ve yargıları ortadan kaldıran, ilişki dinamiklerini sarsan bir karakterdir. Dizinin bir diğer ana karakteri olan Beck ise yazar olmak isteyen ancak önünde birçok engel bulunan bir kadındır. Jou Glodberg, Beck ile tanıştıktan sonra on

ERTUĞRUL TAŞ İLE CİNSEL TERAPİ VE PARAFİLİ BOZUKLUKLARI ÜZERİNE RÖPORTAJ-BERRAK ÇAKIROĞLU

                                                                             Öncelikle röportaj teklifimizi kabul ederek bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz.  1. Sizi daha iyi tanıyabilmemiz için kendinizden bahsedebilir misiniz? Psikoloji lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimimi Belçika’da Université Catholique de Louvain’de (UCL) yaptım ve uzun süre Belçika’da klinik psikolog olarak çalıştım. Belçika Psikologlar komisyonu üyesiyim.  Kariyerimin ilk başlarında göçmenlerle çalışmaya başladım. 100’den fazla uyruktan insanla psikoterapi yapma imkânı buldum. Dolayısıyla ilk başlarda daha çok göçle ilgili konulara odaklandım ve bu alanda kendimi geliştirme fırsatı buldum. Özellikle Türkiye’den Belçika ve diğer Batı Avrupa ülkelerine göç etmiş Türk vatandaşlarıyla yoğun olarak çalıştım. Evlilik ve çift ilişkileriyle ilgili gözlemlerimi temel alarak doktora programına yazıldım. Doktora eğitimi sürecinde evlilikler, toplumsal cinsiyet, cinsellik ve cinsel bozuklukların tedavil

ZİNDAN ADASI-ÖZDEN NUR KARPINAR

ZİNDAN ADASI “Canavar olarak yaşamak mı yoksa iyi bir insan olarak ölmek mi?” Filmler “eğlenmek” için izlenir. “Film analizleri” ise film izlenir mi diye bir göz atılır. Eğer bakış açınız bu ise biraz değiştirelim. Filmler teorilerden, güzelliklerden, kötülüklerden, yaşamdan, bilimden, ütopyalardan, distopyalardan, izahı olmayan şeyin bazen mizahından söz eder. Aklınıza gelen ve gelmeyen her şey bu yedinci sanatın içeriğini oluşturur. Düşündürür, sorgulatır, hayran bıraktırır. Filmler sadece eğlendirmez, filmler baktığımız ama göremediğimiz dünya ve dünya dışını ele alırlar. Zindan Adası filmi tam olarak öyle bir filmdir. Orijinal ismi ile “Shutter Island” Leonardo DiCaprio’nun başrolünde yer aldığı 2010 yapımı filmdir. Leonardo DiCaprio’nun canlandırdığı Teddy karakterinin hikayesini izleriz en temelde ve onun üzerine birçok hikâye koyarız. Film başlarken pek çok kere “Psikoloji mi? Nerede?” sorusunu kendimize yöneltmemize sebep olur. Çünkü yalnızca akıl hastanesinde suçlu hastaların