Ana içeriğe atla

SENİN YILIN : 2022 - NİSA SIK


 SENİN YILIN : 2022



GÜLE GÜLE 2021… 

Peki, gerçekten güle güle mi gidecek 2021? Muhtemelen bu sorunun cevabı hepimiz için farklıdır. Her birimiz farklı hayatların kahramanlarıyız. Dünyamızın pandemi ile mücadele ettiği bu yılda kim bilir sen neler yaşadın? İşini, sağlığını, paranı, sevdiklerini kaybetmiş veya tam tersi hayatına mutluluklarla, çoğalarak devam etmiş olabilirisin. Yâda iyi ve kötü olayları aynı yıla sığdırmış da olabilirsin. Hayatın kombinasyonları bitmiyor ki! Ama ne yaşarsak yaşayalım, hepimizin yüksek sesle söylemesi gereken bir şey var: 

HOŞGELDİN 2022…

“ Ne getireceksin bilmiyorum ama bildiğim bir şey varsa; o da ne, yaşarsam yaşayayım hoş gideceğin.” Yeni yıla nasıl, nerede ve kiminle girmek istiyorsan gir. İster kırmızı giyin ister mor 2022 senin baktığın pencereden sana gülümseyecek. Kendi şansını da kendin yaratacaksın. Umudun da bu yıl senin en sadık yarenin olacak, olmak zorunda. Çünkü umudunu alırsanız bir kimseden geriye hiçbir şeyi kalmaz. Bizlerde umutla bakacağız bu yıla. Ne yaşadıysak yaşadık ve hepsini 2021 yılının içine hapsedip, 2021 yılını da bir kavanozun içine koyup denize atacağız. Bayram sabahı heyecanla giyindiğimiz bayramlıklarımız gibi karşılayacağız yeni yılı. Heyecanla, mutlulukla... Çünkü başka şansımız yok. Nasıl ki gece olduğunda güneşin tekrar doğacağından umudu kesmiyorsak yeni gelecek yılların ( 2022,2032,2042..) getireceklerinden de umudu kesmemeliyiz. Daha yaşanılır bir dünya için umudumuzu diri tutmalıyız. Bunu yaparken de kendimize şeker hamurundan dünyalar yaratmamalıyız. Çünkü bu hayat hatalarımızla, başarısızlıklarımız, kayıplarımızla da var olmaya devam edecektir. Bizlerin üzerine de düşen mücadele ruhunu bırakmamaktır. 
Peki, bizler 22 yılından bir şeyler umuyoruz, listeler oluşturuyoruz da acaba 2022 yılının dili olsa bizlerden neler isterdi? Mesela, birbirimizi daha fazla seveceğimiz bir yıl geçirmemizi isterdi. Farklılıklarımızla zenginleşelim, saygı ile harmanlanıp, sevgi ile yoğrulalım isterdi. Yerlere çöp atmadığımız, yerden daha fazla çöp topladığımız, daha fazla selamlaştığımız, daha çok fidan diktiğimiz, birbirimize daha tahammüllü olduğumuz 365 gün geçirmemizi isterdi. 
2022 yılı senin yılın olsun, benim yılım olsun, bizim yılımız olsun. Tuttuğun takım şampiyon olsun, en sevdiğin çikolata indirime girsin, bir sabah uyandığında geçtiğin kaldırımlarda çiçekler açmış olsun, meslek yasan çıksın,  daha çok kahkaha atıp daha az gözyaşı döktüğün bir yılın olsun. İnandığın kadar güzelleşsin hayatın ama her şeyden önce ruh ve beden sağlığın hep yerinde olsun. Ah belirsiz gelecek! Seni heyecanla bekliyorum.
SENEYE GÖRÜŞMEK DİLEĞİYLE 😊                     
                                                                                                                           NİSA SIK

Yorumlar

  1. Belirsiz gelecek; seni heyecanla bekleyeceğim...

    YanıtlaSil
  2. Çünkü umudunu alırsanız bir kimseden geriye hiçbir seyi kalmaz ��������

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

POPÜLER YAZILAR

NÖROPSİKOLOJİ- Zeynep Şevval BÜYÜKİZGİ

NÖROPSİKOLOJİ Nöropsikoloji Nedir? Psikoloji bilimi, birçok alt dalı olan çok yönlü bir bilim dalıdır. Psikologlar “Örgütsel Psikoloji’den Sosyal Psikoloji’ye”, kendi ilgi ve uzmanlıklarına göre çeşitli alanlarda çalışma imkanına sahiptirler. Nöropsikoloji de bu alanlardan biridir ve alanın diğer alt dallarına göre daha interdisipliner bir yaklaşımla çalışmayı gerektirir. Genel bir tanım olarak nöropsikoloji, beynin yapı ve fonksiyonlarının belirli psikolojik olaylarla olan ilişkisini anlamayı hedefleyen bir psikoloji dalıdır ve psikiyatri, sinirbilim, nöroloji gibi bilim dallarıyla disiplinler arası bir çalışma sergilemektedir. Nöropsikologlar insan zihnini anlamaya çalışırken biyolojik verilerden faydalanırlar. Bunu yaparken sıkça hormonal verilerin ölçümlerinden ve beyin görüntülemelerinden destek alırlar. Beyin faaliyetlerini ölçen ve bu alanda karşımıza en çok çıkan cihazlar “EEG (Elektroensefalografi)” ve “fMRI (fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme)”dır. EEG; be

YOU DİZİSİ PSİKOLOJİK ANALİZİ- MERVE CEREN ŞAFAK

YOU DİZİSİ PSİKOLOJİK ANALİZİ   Duygularımız nelere yol açar? Nasıl sonuçlar doğurur? Duygularımız, bedenimizi ve davranışlarımızı yönlendirebilir. Bazı bireyler duygularını ifade etmeyi yanlış bulur ya da çekinir. Oysa ki o duyguları benimsemeli, kabul etmeliyiz çünkü o duygular bizi biz yapanlardır. Onları hiçe saydıkça bedenimizde olan yerlerini hissetmedikçe daha büyük sorunlar yaşayabiliriz.  Peki bunların YOU dizisiyle ne alakası var? Dünya bu kadar zorlu bir yıldan geçerken bir çoğumuz evlerde yeni diziler izlemeye başladık bu dizilerden bir tanesi de YOU. Dizi birçok insanı etkisi altına aldı ve konusu ile oldukça dikkat çekti. You dizisinin ana karakteri olan Joe Glodberg saplantılı, takipçi bir kişiliği canlandırmakta ve sevdikleri için tüm değer ve yargıları ortadan kaldıran, ilişki dinamiklerini sarsan bir karakterdir. Dizinin bir diğer ana karakteri olan Beck ise yazar olmak isteyen ancak önünde birçok engel bulunan bir kadındır. Jou Glodberg, Beck ile tanıştıktan sonra on

ERTUĞRUL TAŞ İLE CİNSEL TERAPİ VE PARAFİLİ BOZUKLUKLARI ÜZERİNE RÖPORTAJ-BERRAK ÇAKIROĞLU

                                                                             Öncelikle röportaj teklifimizi kabul ederek bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz.  1. Sizi daha iyi tanıyabilmemiz için kendinizden bahsedebilir misiniz? Psikoloji lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimimi Belçika’da Université Catholique de Louvain’de (UCL) yaptım ve uzun süre Belçika’da klinik psikolog olarak çalıştım. Belçika Psikologlar komisyonu üyesiyim.  Kariyerimin ilk başlarında göçmenlerle çalışmaya başladım. 100’den fazla uyruktan insanla psikoterapi yapma imkânı buldum. Dolayısıyla ilk başlarda daha çok göçle ilgili konulara odaklandım ve bu alanda kendimi geliştirme fırsatı buldum. Özellikle Türkiye’den Belçika ve diğer Batı Avrupa ülkelerine göç etmiş Türk vatandaşlarıyla yoğun olarak çalıştım. Evlilik ve çift ilişkileriyle ilgili gözlemlerimi temel alarak doktora programına yazıldım. Doktora eğitimi sürecinde evlilikler, toplumsal cinsiyet, cinsellik ve cinsel bozuklukların tedavil

ZİNDAN ADASI-ÖZDEN NUR KARPINAR

ZİNDAN ADASI “Canavar olarak yaşamak mı yoksa iyi bir insan olarak ölmek mi?” Filmler “eğlenmek” için izlenir. “Film analizleri” ise film izlenir mi diye bir göz atılır. Eğer bakış açınız bu ise biraz değiştirelim. Filmler teorilerden, güzelliklerden, kötülüklerden, yaşamdan, bilimden, ütopyalardan, distopyalardan, izahı olmayan şeyin bazen mizahından söz eder. Aklınıza gelen ve gelmeyen her şey bu yedinci sanatın içeriğini oluşturur. Düşündürür, sorgulatır, hayran bıraktırır. Filmler sadece eğlendirmez, filmler baktığımız ama göremediğimiz dünya ve dünya dışını ele alırlar. Zindan Adası filmi tam olarak öyle bir filmdir. Orijinal ismi ile “Shutter Island” Leonardo DiCaprio’nun başrolünde yer aldığı 2010 yapımı filmdir. Leonardo DiCaprio’nun canlandırdığı Teddy karakterinin hikayesini izleriz en temelde ve onun üzerine birçok hikâye koyarız. Film başlarken pek çok kere “Psikoloji mi? Nerede?” sorusunu kendimize yöneltmemize sebep olur. Çünkü yalnızca akıl hastanesinde suçlu hastaların