Ana içeriğe atla

EVRİMSEL PSİKOLOJİ- SEMA GÜRBÜZ

EVRİMSEL PSİKOLOJİ





Geçmişten Darwin’e, Darwin’den günümüze doğayı, insanı, hayvanı anlamlandırmak için çeşitli bakış açılarıyla kuramlar ortaya atılmıştır. İnsan yavrusu yaşadığı çevreyi anlamaya çalışır, sorgular, merak eder. Darwin de Türlerin Kökeni kitabında şöyle ifade eder: “Gelecekte çok daha önemli araştırmalara açık alanlar görüyorum. Psikoloji, Bay Herbert Spencer’ın şimdiden attığı temelle, zihni güçlerin ve yeteneklerin ancak yavaş yavaş ve aşamalı olarak kazanılmış olmasının gerekliliğine, güvenle oturtulabilir. İnsanın kökeni ve tarihi daha çok aydınlanacaktır .”(Darwin, 1970, s. 468). Bu sözleriyle Darwin evrimsel psikolojiye ışık tutar.

Nedir bu evrimsel psikoloji diye bakacak olursak en temel olarak; bellek, algı, dil gibi psikolojik özellikleri modern evrimsel bir bakış açısıyla inceleyen bilim dalıdır. Farklı bir tanımda ise; tüm psikolojik olguları anlamaya yönelik temel bir çatı ve insanın sinir sistemi ile bu sistemin doğurduğu davranışların evrimsel süreçlerin ürünleri olduğunu ileri süren bir ilkeler bütünüdür denilebilir.( Solak, 2017). Bu yıllardan itibaren psikoloji içerisinde giderek güçlenen yaklaşımlardan biri de, Darwin'in ifadesiyle zihinsel yeti ve kapasitelerin evrimsel mekanizmaların ürünü olduğunu kabul eden yaklaşımdır. Evrimsel psikoloji adıyla anılan bu yeni alan, insan davranışlarını açıklarken temelde doğal seçilim ve cinsel seçilim kavramlarını rehber edinmekte, canlı organizmaları oluşturan her yapı gibi davranış üretme aygıtlarının da evrimsel analizin konusu olması gerektiğini savunmaktadır. (Solak, 2016).

Sadece davranışı değil dil, kültür, din gibi konuları da kapsayan evrimsel psikoloji, cinsiyetten eş seçimine, akrabalık ilişkilerinden arkadaşlık ilişkisine kadar uzanan bir yelpazede evrimsel geçmişi inceler.

Darwin kuramını ilk ortaya attığında çeşitli eleştirilerle karşılaşsa da bugün bilim dünyasında kendi yerini korumayı başarmıştır. Bazı araştırmacılar kuramı fazla indirgemeci bulmuş bazıları farklı koşullarda ve kültürlerde yaşayan insanın atalarının psikolojisinden ayrıldıklarını söyler. Bu durum evrimsel psikolojinin günümüzde hala kabul edildiği gerçeğini değiştirmiyor.


Teşekkürler.
Sema GÜRBÜZ

KAYNAKÇA
Darwin, C. (2011). Türlerin Kökeni. (Çev. Ö. Ünalan). İstanbul: Evrensel Basım Yayın.
Ç. Solak. Evrimsel Psikoloji Nedir? (2017, 3 Ağustos). https://evrimagaci.org/evrimsel-psikoloji-nedir-5191
Ç. Solak. (2016). Evrimsel Psikolojiye Kısa Bir Bakış. Online Psikoloji Dergisi.






Yorumlar

POPÜLER YAZILAR

GERÇEKLE HAYALİN BİRBİRİNE GİRDİĞİ BİR FİLM: FRACTURED- DORUKHAN SAĞLAM

  GERÇEKLE HAYALİN BİRBİRİNE GİRDİĞİ BİR FİLM:  FRACTURED Beynimize ne kadar güvenebiliriz? Biz mi beynimizi yönetiriz yoksa o mu bizi yönetir? Zihnimiz gerçekleri bile saptırabilecek kadar güçlü müdür?  Fractured filmi boyunca işte tam da bu soruları soracaksınız kendinize. Zaman zaman ne olduğu konusunda karmaşaya düşebilir, ne olduğunu tam anlamlandıramayabilirsiniz. Kimi zaman ise tam her şeyin açıklandığını düşündüğünüzde bir sonraki sahne tüm fikirlerinizi altüst edebilir. Gizem, gerilim ve psikoloji konulu filmler ilginizi çekiyorsa bu film tam da size göre olacaktır. Film, evli bir çiftin yolculuğu ile başlamaktadır. Ray ve Joanne Monroe ufak kızları Peri ile birlikte seyahat ederken bir benzin istasyonunda mola verirler. Bu benzin istasyonunda mola verdikleri sırada kızları bir kaza geçirir. Peri inşaat alanının kenarında dururken bir köpek gelir, Ray köpeği korkutmak için taş atsa da köpek Peri’nin üzerine giderek onu korkutur ve korkarak geri kaçan Peri inşaat ...

FETİŞİZM BOZUKLUĞU-HÜSEYİN GÜZEY

  FETİŞİZM BOZUKLUĞU Fetişizm bozukluğu; toplumsal, meslekî veya başka önemli alanlarda işlevselliğin anlamlı rahatsızlığına ve bozukluğuna neden olan düşlemler, cinsel dürtüler ve davranışlar olarak tanımlanır (Ventriglio, Bhat, Torales ve Bhugra, 2018). Bu düşlemler, cinsel dürtüler ve davranışlar kişinin normal yaşantısını sürdürmesinde önemli ölçüde engelleyici etki ve fonksiyonel çarpıklıklara sebep olur. Fetiş kelimesi, genel literatür incelendiğinde iki temel anlama sahiptir. Bu anlamlardan ilki ve asli olanı, kişilerin doğaüstü güçlere sahip olduğunu düşündüğü ve özel bir anlam atfettiği nesnedir. Bu nesneler, genellikle onu kutsal kabul eden kişiler üzerinde yönlendirici ve kısıtlayıcı bir etkiye sahiptir. Fetiş kelimesinin literatüre 1887 yılında Alfred Binet tarafından kazandırılan ikinci anlamı ise bir kişi üzerinde erotik düzeyde çekim oluşturan cansız nesne, genital olmayan vücut uzvu veya belirli bir biçimde düzenlenmiş ortamdır. Nitekim, ilk anlamına paralel olarak ...

GOOD WİLL HUNTİNG(CAN DOSTUM)- ÖZGE CEYLAN

  GOOD WİLL HUNTİNG(CAN DOSTUM) Good Will Hunting  Türkçe ismi ile Can Dostum    Matt Damon  ve  Ben Affleck 'i n senaryosunu yazmış olduğu,   Robin Williams ’ın başrolünü oynadığı Oscar Ödülü almış bir filmdir.  Film de yer alan oyuncu Matt Damon ve Ben Affleck Hollywood Sinema dünyasında önemli bir noktaya gelmekle beraber Film ile En iyi Senaryo ödülünü almışlardır Bu ödül ile birlikte sinema yaşamının bir çok alanında yer almışlar ve performanslarını sergilemişlerdir. Geçmişten günümüze filmler ele alındığında psikoloji, eğitim gibi insan ve toplumu ele alan birbirinden farklı birçok alanda filmlerden yararlanmaktadır. Bu nedenle  psikoloji sahasında da kullanılmaktadır  Filmler baktığımız zaman bireyin yaşamını yansıtmak ile beraber kimi zaman kişilerin gerçek yaşam öyküsünden yararlanılarak oluşturulmaktadır.   Filmler alanda fazlasıyla kullanılmaya başlamaktadır şöyle ki sinema terapisi terapi içerisinde yardımcı bir ara...

İSTİFÇİLİK: Nesnenin İnsanı Yok Edişi- ZEHRA ŞENİZ GÜÇ

İSTİFÇİLİK:  Nesnenin İnsanı Yok Edişi Yüz yılı aşkın süredir bilinen, Türk Dil Kurumu'nun (TDK) tanımladığı anlamı ile istifleme kavramı düzgün bir biçimde üst üste yığmak, stok etmek anlamlarına gelmektedir. Belirti olarak da bir gün işe yarayabileceği düşüncesiyle bazı nesnelerin biriktirilmesiyle başlarken ruhsal hastalık olarak ele alındığında, istifleme bozukluğunda değeri olmayan ya da çok az değeri bulunan aşırı miktarda nesne toplama, onları biriktirme ve elden çıkaramama söz konusudur. Bolman ve Katz (1966) insanlardaki bu patolojik aşırı toplama ve biriktirme davranışını ''kompulsif istifleme'' olarak tanımlarken; Clark, Mankikar ve Gray (1975) ''syllogomania (sillogomani)'' şeklinde adlandırmıştır (Aktaran Bulut, Özdel ve Kısa, 2015). Ayrıca istifleme, Amerikan Psikiyatri Birliği'nin Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı'nın 5. basımından (DSM-V) önce obsesif kompulsif bozukluğun (OKB) tanı ölçütleri arasında b...