Ana içeriğe atla

TERCİHİM PSİKOLOJİ, PEKİ YA SONRASI?- Zeynep Şevval BÜYÜKİZGİ



TERCİHİM PSİKOLOJİ, PEKİ YA SONRASI?






Psikoloji adayları her sene olduğu gibi bu sene de tercih aşamasına geldiler. Zorlu bir sınav sürecinden çıkan adaylar tercih sürecine girdiler ve kafalarında birçok soruyla istedikleri bölümler hakkında araştırmalar yapıyorlar.


Peki, psikoloji bölümünün artıları ve eksileri neler? 

Öncelikle sevgili adaylar, şunu bilmelisiniz ki; diplomanızı elinize aldığınızda haklarınızın korunacağı bir meslek yasamız ne yazık ki hâlâ bulunmamakta. Yasanın çıkması için çalışan kurumlar olsa da sorun tam anlamıyla çözüme kavuşturulamadı. Bölümü seçerken bu eksikliğin sizi olumsuz anlamda etkileyebileceğini bilmelisiniz. Örneğin sosyal medyada gezerken alanda hiçbir eğitim almamasına rağmen açtığı tek bir hesapla psikolojik tespitler yapan, hiçbir bilgi ve deneyime sahip olmadan tavsiyeler veren kişilerle karşılaşabilirsiniz. Daha da ileri gidip psikoloji diplomasına sahip olmadığı hâlde seminerler veren, danışmanlık yapan insanlar da ne yazık ki meslek yasasının eksikliğinden doğan boşluktan yararlanabiliyorlar. 

Anlattıklarımdan gözünüz korkmasın; psikoloji, her alan gibi, dezavantajlara sahip olsa da aynı zamanda oldukça zengin bir alan. Psikolojinin klinik psikolojiden örgütsel psikolojiye, spor psikolojisinden nöropsikolojiye birçok alt dalı vardır ve bu alt alanları lisans eğitiminiz boyunca tanıma şansı bulabilir, sonrasında uzmanlık kazanabilirsiniz. Alandaki alt dal çeşitliliği bizlere oldukça fazla iş imkânı sunuyor ve öğrenciler olarak hepimiz uzmanlaşabileceğimiz, bize uygun olan bir alan bulabiliyor, kısıtlı iş olanaklarında sıkışmıyoruz. 




Psikoloji istediğinizi fark ettiniz, avantajlarını ve dezavantajlarını araştırdınız fakat hangi okulda okuyacaksınız? 

Tercih döneminde adayların en çok zorlandıkları soru budur diye tahmin ediyorum. Sınav sonuçlarıyla hayalleri bir arada götürmek her zaman kolay olmayabiliyor; ancak, unutmamalısınız ki seçeceğiniz okulun bazı kıstasları iyi bir eğitim için oldukça önemli. Öncelikle okulun kadrosu oldukça büyük önem arz ediyor. Eğitim verecek olan kişilerin psikoloji eğitimi almış olmaları gerekiyor. Ayrıca eğitmen ve öğrenci sayısında da öğrencilerin eğitmenlerle sağlıklı bir iletişim kurmaları açısından bir denge olmalı. Ülkemizde kurumların yetkinlik derecesini YÖK görevlendirmesiyle Türk Psikologlar Derneği (TPD) yapıyor ve yetkin bulduğu kurumlara akreditasyon veriyor. Okulunuzu seçmeden önce akredite edilmiş ve akreditasyon sürecinde olan kurumlara bakmanız faydalı olacaktır.  Akredite edilen okulları görmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Özet olarak değerli psikoloji adayları, alana adım atmadan önce her alanda olduğu gibi psikolojinin de artıları ve eksileri olduğunu unutmayın ve bu eksileri artıya dönüştürme hedefiyle bölüme başlayın derim. Sözlerimi Dr. Engin Arık’ın cümleleriyle sonlandırmak istiyorum “Psikologlar falcı, koç, şifacı vs. değildir. Öğretmenler, ilahiyatçılar, doktorlar psikolog değildir. Sadece psikoloji bölümü mezunu kişilere psikolog denir.” 


TEŞEKKÜRLER
Zeynep Şevval BÜYÜKİZGİ

Yorumlar

POPÜLER YAZILAR

GERÇEKLE HAYALİN BİRBİRİNE GİRDİĞİ BİR FİLM: FRACTURED- DORUKHAN SAĞLAM

  GERÇEKLE HAYALİN BİRBİRİNE GİRDİĞİ BİR FİLM:  FRACTURED Beynimize ne kadar güvenebiliriz? Biz mi beynimizi yönetiriz yoksa o mu bizi yönetir? Zihnimiz gerçekleri bile saptırabilecek kadar güçlü müdür?  Fractured filmi boyunca işte tam da bu soruları soracaksınız kendinize. Zaman zaman ne olduğu konusunda karmaşaya düşebilir, ne olduğunu tam anlamlandıramayabilirsiniz. Kimi zaman ise tam her şeyin açıklandığını düşündüğünüzde bir sonraki sahne tüm fikirlerinizi altüst edebilir. Gizem, gerilim ve psikoloji konulu filmler ilginizi çekiyorsa bu film tam da size göre olacaktır. Film, evli bir çiftin yolculuğu ile başlamaktadır. Ray ve Joanne Monroe ufak kızları Peri ile birlikte seyahat ederken bir benzin istasyonunda mola verirler. Bu benzin istasyonunda mola verdikleri sırada kızları bir kaza geçirir. Peri inşaat alanının kenarında dururken bir köpek gelir, Ray köpeği korkutmak için taş atsa da köpek Peri’nin üzerine giderek onu korkutur ve korkarak geri kaçan Peri inşaat ...

FETİŞİZM BOZUKLUĞU-HÜSEYİN GÜZEY

  FETİŞİZM BOZUKLUĞU Fetişizm bozukluğu; toplumsal, meslekî veya başka önemli alanlarda işlevselliğin anlamlı rahatsızlığına ve bozukluğuna neden olan düşlemler, cinsel dürtüler ve davranışlar olarak tanımlanır (Ventriglio, Bhat, Torales ve Bhugra, 2018). Bu düşlemler, cinsel dürtüler ve davranışlar kişinin normal yaşantısını sürdürmesinde önemli ölçüde engelleyici etki ve fonksiyonel çarpıklıklara sebep olur. Fetiş kelimesi, genel literatür incelendiğinde iki temel anlama sahiptir. Bu anlamlardan ilki ve asli olanı, kişilerin doğaüstü güçlere sahip olduğunu düşündüğü ve özel bir anlam atfettiği nesnedir. Bu nesneler, genellikle onu kutsal kabul eden kişiler üzerinde yönlendirici ve kısıtlayıcı bir etkiye sahiptir. Fetiş kelimesinin literatüre 1887 yılında Alfred Binet tarafından kazandırılan ikinci anlamı ise bir kişi üzerinde erotik düzeyde çekim oluşturan cansız nesne, genital olmayan vücut uzvu veya belirli bir biçimde düzenlenmiş ortamdır. Nitekim, ilk anlamına paralel olarak ...

GOOD WİLL HUNTİNG(CAN DOSTUM)- ÖZGE CEYLAN

  GOOD WİLL HUNTİNG(CAN DOSTUM) Good Will Hunting  Türkçe ismi ile Can Dostum    Matt Damon  ve  Ben Affleck 'i n senaryosunu yazmış olduğu,   Robin Williams ’ın başrolünü oynadığı Oscar Ödülü almış bir filmdir.  Film de yer alan oyuncu Matt Damon ve Ben Affleck Hollywood Sinema dünyasında önemli bir noktaya gelmekle beraber Film ile En iyi Senaryo ödülünü almışlardır Bu ödül ile birlikte sinema yaşamının bir çok alanında yer almışlar ve performanslarını sergilemişlerdir. Geçmişten günümüze filmler ele alındığında psikoloji, eğitim gibi insan ve toplumu ele alan birbirinden farklı birçok alanda filmlerden yararlanmaktadır. Bu nedenle  psikoloji sahasında da kullanılmaktadır  Filmler baktığımız zaman bireyin yaşamını yansıtmak ile beraber kimi zaman kişilerin gerçek yaşam öyküsünden yararlanılarak oluşturulmaktadır.   Filmler alanda fazlasıyla kullanılmaya başlamaktadır şöyle ki sinema terapisi terapi içerisinde yardımcı bir ara...

İSTİFÇİLİK: Nesnenin İnsanı Yok Edişi- ZEHRA ŞENİZ GÜÇ

İSTİFÇİLİK:  Nesnenin İnsanı Yok Edişi Yüz yılı aşkın süredir bilinen, Türk Dil Kurumu'nun (TDK) tanımladığı anlamı ile istifleme kavramı düzgün bir biçimde üst üste yığmak, stok etmek anlamlarına gelmektedir. Belirti olarak da bir gün işe yarayabileceği düşüncesiyle bazı nesnelerin biriktirilmesiyle başlarken ruhsal hastalık olarak ele alındığında, istifleme bozukluğunda değeri olmayan ya da çok az değeri bulunan aşırı miktarda nesne toplama, onları biriktirme ve elden çıkaramama söz konusudur. Bolman ve Katz (1966) insanlardaki bu patolojik aşırı toplama ve biriktirme davranışını ''kompulsif istifleme'' olarak tanımlarken; Clark, Mankikar ve Gray (1975) ''syllogomania (sillogomani)'' şeklinde adlandırmıştır (Aktaran Bulut, Özdel ve Kısa, 2015). Ayrıca istifleme, Amerikan Psikiyatri Birliği'nin Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı'nın 5. basımından (DSM-V) önce obsesif kompulsif bozukluğun (OKB) tanı ölçütleri arasında b...